Karakter Boyutu A A A
Bitki Sözlüğü - 3
04 Ocak 2010 Pazartesi 01:19

Meyankökü, Mısır, Mine çiçeği, misvak, Muşmula, Muz, Nane, Nar, Nergis, Nilüfer, Nohut, Okaliptüs, Oltu otu, Öd agacı, Öküzgözü, Ökse otu, Pancar, Papatya, Patates, Patlıcan, Pazı, Pelin otu, Pırasa, Portakal, Ratanaya, Rezene, Roka, Safran, Sakız agacı, Salep, Salep eldesi, Sandal ağacı, Saparna, Sarısabır, Sarmısak, Semizotu, Sinameki, Soğan, Soya Fasülyesi, Sumak, Susam, Şeftali, Şerbetçi otu, Taflan,Tarçın, Tatula, Tavşankulağı, Tere, Turp, Turunç
Meyankökü:
(Süssholz / Réglisse / Licorice / Piyan / Boyan / Glycyrrhiza / Licorice) Haziran-temmuz ayları arasında sarı-mavi veya kahverengi çiçekler açan, 0,4-2 m yükşekliginde, çok yıllık çalimsi bitkilere "meyan" denir. yaprakları parçalı, yaprakçiklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler başak şeklinde durumlar yapar. Taç ve çanak yaprakları iki dudakli olup, üst dudak iki kisa dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyveleri düz ve salgi tüylüdür. Meyan bitkisinin 6 türü Türkiye’de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve Dogu Anadolu’da yayginlik göstermektedir. Bir kisminin kökleri tatli, bir kisminin ise acidir.

Tatli meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu’da iki varyetesi bulunur. Bu türün çiçekleri mor ve tüysü yapraklidir. Meyvelerinin üzeri çiplaktir veya tüylüdür. Bâzi yerlerde piyan olarak da bilinir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri, meyan kökü olarak taninmakta ve kullanilmaktadır. Köklerinin kabugu soyulduktan sonra veya soyulmadan güneste kurutularak piyasaya sürülür. Bilesiminde nisasta, şekerler, zamk, rezin, glisirrizin vardır. Glisirrizin şekerden daha tatli bir bilesiktir. Köklerdeki miktari, bölgeden bölgeye degisir ve köklerin de etkili maddesidir. Kökler, gögüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, idrar çoğaltıcı ve tad düzenleyici özellige sahiptir. Eczâcilikta toz hâlinde, haplarin hazirlanmasinda şekil vermede kullanılır. Sigara ve plastik sanâyiinde de kullanılan ilkel maddedir. Kola adi altında hazirlanan içeceklerin terkibine de girer. Ayrica tâze veya kuru köklerinin kaynar su ile muâmelesi ve sonra alçak basinçta yogunlastirmak sûretiyle meyan bali elde edilir. Ticârette toz veya kaliplar hâlinde bulunur. Parlak siyah renkli, tatli lezzetlidir. Suda kolaylikla erir. Meyan balindaki glisirrizin miktari daha fazladir. Memleketimizde de meyan bali elde eden tesisler vardır. Gögüs yumuşatıcı, öksürük kesici, yara iyi edici özellikleri vardır. Mîde hastaliklarinda (bilhassa gastritte) faydalıdır. Meyan kökünün su ile tüketilmesi sonucunda elde edilen hülasa ise meyan serbeti olarak bilinir. Daha çok Güneydogu Anadolu bölgesinde elde edilir ve kullanılır. Meyan serbeti koyu esmer renkli ve tatli lezzetlidir. Gögüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, öksürük kesici ve serinletici özelliktedir.

Mısır: (Mais / Mais / Corn / Zea mays) Haziran-agustos ayları arasında çiçekler açan, 1-2 m yükşekliginde, bir yıllık, tek evcikli bir kültür ve  tahil bitkisi. Gövdeleri sert ve diktir. yaprakları sapsiz, genis, uzun, üst yüzü tüylü, alt yüzü tüysüz olup, tabani ile bir kin hâlinde gövdeyi sarar. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım şeklinde dizilmis başakçiklarda toplanirlar. Çiçekler kavuz adi verilen yaprakçiklarla örtülür. dişi çiçekler, gövdenin alt ve orta kısımlarindaki yaprakların koltugundan çikan ve tasiyici yaprakçiklarla örtülü olan, kalınlasmis, çomak şeklinde bir eksen üzerinde toplanmışlardır. Meyve, yâni mısır tâneleri, açik veya koyu sarı, esmer veya kırmızımtrak renklerdedir.

Belli başlı mısır çesitleri: Sert mısır, unlu mısır, at dişi mısır, patlak mısır ve kavuzlu mısırdir.

Türkiye’de yetiştigi yerler: Anadolu, bilhassa Karadeniz bölgesinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: dişi çiçeklerin güneste kurutulmus stilüsleri (mısır püskülü), tâneleri ve tanelerinden elde edilen yağ (mısır yaği) kullanılır. mısır tanelerinde % 67 nisasta, % 10 azotlu maddeler ve % 8 yağ bulunmaktadır. mısır tânelerinden elde edilen yağ, yemeklik yağ olarak veya kozmetik sanâyiinde hammadde olarak kullanılır. mısır yaği, doymus yağ asidi miktarinin düşük olmasi sebebiyle damar sertligi olan hastalara yemek yaği olarak tavsiye edilir. mısır püskülü ise tedâvide kullanilabilmektedir. Püskülün bilesiminde karbonhidratlar, potasyum, sodyum ve kalsiyum tuzlari vardır. Idrar söktürücü ve tas düşürücü olarak kullanılırlar.

mısır karası: mısır koçaninda urlar meydana getiren rastik mantari(Ustilago maydis)nin sporlaridir. Sporlar, siyah renkli ve kömür tozu görünüsünde olup, mısır tâneleri yerinde meydana gelen urlarin içinde bulunurlar. Kan dindirici olarak halk arasında kullanılır. mısır kömürü veya mısır yanigi olarak da bilinir.

Mine çiçeği: (Eisenkraut / Verbene / Verveine / Vervain / Kanotu / Güvercinotu) Temmuz-eylül ayları arasında leylâk renginde çiçekler açan, yol kenarlari ve bos arâzilerde rastlanan, 20-80 cm boyunda, bir veya çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dört köseli olup, karsilikli dallanma gösterir. Yapraklar sert tüylerle örtülü ve sapsizdir. Çiçekler dalların uçlarinda başak durumlari yaparlar ve tüp şeklindedirler.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Ege, Iç Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitki glikozit, aci maddeler ve tanen içerir. Tibbî olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Bas ve mafsal ağrılarini dindirir. Yorgunlugu ve uykusuzlugu giderir.

Misvak: (Salvadora persica / Toothbrush tree) Arabistan’da bulunan erâk agacinin dalindan, bir karış uzunlukta kesilen parçadir. Agacın odunu çok liflidir.  Erâk dalı bulunmazsa, zeytin veya baska dallardan da olabilir. Nar ve fesleğen dalından misvak olmaz. Insanin diş sagligina büyük bir fayda temin eden misvak, basit bir usûl olmakla berâber, en iyi dis temizleme vâsitasidir. Dislerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak, bütün dis macunlarindan daha faydalıdır. Larousse Illustre Medical ismindeki Fransa’nin kiymetli tip kitabi, agiz temizligi husûsunda diyor ki: “Bütün dis mâcunlari ve tozlari ve sulari, dislere zarar verir. En iyi dis temizleme vâsitasi, sert bir firçadir. Önce, disleri kanatirsa da, korkmamalidir. Dis etlerini kuvvetlendirir ve artik kanamaz.” Bu şekildeki dis temizligini saglayan en iyi vâsita misvaktir.

Kullanıldığı yerler: Agacın dalindan, bir karis kadar parça kesilir. Ucu yeterli miktarda yontulduktan sonra, tuzlu su içinde bekletilir. Belirli bir süre sonra, uç kismindaki lifler açilarak, firça görünümü alir. Çok kart olan dallar için, bir biçak ya da sert bir cisim yardimiyla açilma hizlandirilir. Misvak kullanmak, disleri temizler ve disetlerini kuvvetlendirir. Öz suyu dogal olarak flörür içerir. Dis çürümelerini önler.

Muşmula: (Nispel / Nèfle / Medlar / Besbiyik / Döngel / Izgil / Mespilus / Germanica) 2-3 m yükşekliginde bodur boylu dikenli agaççiklar. Yalniz yetiştirilenleri dikensizdir ve boylari alti metreye kadar yükselebilir. Kisin yapraklarıni döker. Yapraklar basit, alt yüzü tüylü, tam veya dişli kenarlidir. Çiçekler erdişidir, bes parçalı ve beyazdir. Yabanci döllenmeye ihtiyaç göstermez. Meyveleri yuvarlak veya oval şekillerde esmer renkli olup, dip tarafinda bes çanak yaprağı taşır. Meyveleri genellikle bes çekirdekli, agaçtan koparildiginda sert ve buruk lezzetlidir. Toplanan meyveler bir süre bekletildikten sonra yumusar ve yenecek olgunluga erisir. Döngel ve besbiyik isimleriyle de bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Meyvenin bilesimi şekerler, organik asitler ve tanen ihtivâ eder. Barsak hastaliklarinda iyi bir kabız düzenleyicidir. Musmula çekirdegi idrar arttırıcıdir. Böbrek ve mesane taslarının düşürülmesinde kullanılır.

Muz: (Banane / Banane / Banana / Musa / Bananier) Tropik ve subtropik bölgelerde yetişen veya yetiştirilen, agaca benzeyen, 2-3 m boyunda, mor çiçekler açan, meyveleri lezzetli ve nisastaca zengin olan otsu bitkiler. Bitkinin yalanci gövdeleri, yapraklar kâidelerinden meydana gelmistir. Gençken kapali ve kivrik olan yapraklar açilinca uzarlar ve yirtilirlar. Çiçek durumlari büyüktür. Taban kisminda dişi çiçekler, daha üstte erdişi çiçekler, tepede erkek çiçekler bulunur. Ancak tabandaki çiçekler meyve verir. Muz meyveleri çekirdeksiz üzümde oldugu gibi dişi çiçeklerden döllenmeksizin meydana gelir. Meyveleri “hevenk” adini alan büyük salkımlar halindedir. Agaçlarda bir hevenk üzerinde 50-100 kadar meyve bulunabilir. Muzlar olgunlasmadan koparilir. Böylece bir müddet saklanabilmesi mümkün olur. Muz agaçlari, tropikal bölgelerde serin ve rutubetli olan gölgeli yerleri severler. Muzun tropik bölgelerde yetiştirilen çesitli türleri vardır. Bunlardan Musa paradişiaca ve Musa textilis en meşhurlarindandir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi(Bilhassa Anamur, Alanya).
Kullanıldığı yerler: Nisasta bakımından zengin olan meyveleri olgunlastiktan (sarardiktan) sonra çig olarak yenir. Musa paradişiaca türünün meyveleri nisastaca çok zengindir. Çig olarak yenmeyen meyveleri, un imâlinde kullanılır. Muz ayrica, Kemik gelisimini sağlar, sinir zafiyeti ve yorgunlugu giderir. Böbrek ve mafsal iltihabinda, barsak hastaliklarinda faydalıdır. Müzmin kabızlik çekenler fazla yememelidir.
 
Nane: (Minze / Menthe / Mint / Pennroyal / Mentha) 0,5-1 m boylarında, hos kokulu, otsu çok yıllık bitkiler. Gövdeleri dört köseli, yeşilimsi veya kırmızımtrak renkli, tüylü veya tüysüzdür. yaprakları saplı, almasli olarak dizilmis, oval şekilli, kenarlari dişli, hafif tüylüdür. Çiçekler genellikle temmuz-agustos ayları arasında açmakta olup mor, pembe, beyaz veya leylak rengindedir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: kullanılan kısımlari yaprakları, çiçekli dallari ile yapraklarından elde edilen uçucu yağdir. Yapraklar veya çiçekli dallar bitki çiçek açmaya basladiginda toplanir ve demetler hâlinde gölgede kurutulur. Yapraklarda şekerler, reçineli maddeler, tanen ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağda menthol, sineo, menthol esterleri, bâzi organik asitler bulunur. yaprakları çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantiyi giderici olarak kullanılır. Bunun yaninda çesitli ilâçlarin terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çig veya kurutulmus olarak yemeklere konur. Nâne esansi, çok miktarda zehir etkili olmasina karsilik az miktari mîde ağrılarina ve bulantilara karsi kullanilabilir. Nâne uçucu yaği da oldukça fazla kullanılan bir yağdir.

Nar: (Granatapfelbaum / Granadier / Pomegranate / Rümman / Punica granatum / Pommegranate / Grenadier) Haziran-temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile bes metre boylarında agaççiklar. Gövdeleri gayri muntazamdir. Yapraklar karsilikli, kisa saplı ve kırmızı kenarlidir. Çiçekler kismen sapsiz, tek tek ve birkaçi birarada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklügünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsi renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kismi, tohumlarınin etli ve bol usâreli olan kabugudur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Bati ve Güneydogu Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin tohumları meyve olarak yenildigi gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabugu da tibbî olarak kullanılır. Kök ve gövde kabugu tanen, nisasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabugu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtivâ eder. Nar agaci kabugu çok eskiden beri bilhassa barsak seritlerine (tenyalara) karsi kullanılır. Yalniz zehirlenmelere yol açabileceginden dikkatli olunmalidir. Nar meyvesi kabugu, ishale karsi (% 15’lik) çay hâlinde kullanilabilir. Ayrica yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir. Hadîs-i serîfte nar meyvesi medhedilmistir: “Her narda bir damla cennet suyu vardır.” ve; “Nari içindeki zari ile beraber yiyiniz, çünkü mîdeyi temizler.” buyrulmaktadır. Nar, çarpintiya iyidir. Mîdeyi kuvvetlendirir. Et kismi ile sikilip içilirse, safra söker, pekligi giderir.

Nergis: (Aynısafa , altıncık , ölü çiçegi , öküzgözü , Narciss / Narcisse / Narcissus / calendula officinalis ) 20-60 cm boylarında, soganli bitkilerdir.  Ilkbaharda çok güzel kokulu çiçekleriyle baharin müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu, sarı veya beyaz renkli, tek tek veya birkaçi bir arada bulunurlar. Her bir çiçeğin ortasinda beyaz veya sarı renkli bir taci vardır. Organik maddelerce zengin, nemli, kumlu, tinli toprakları sever. Soganlariyle üretilir. Nergis türleri daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fulya, beyaz nergis, yabânî zerren gibi çesitleri vardır.
Kullanıldığı yerler: Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu ve ishal etkilidir. Kurutulmus çiçekleri yatıştırıcı, müshil ve ateş düşürücü olarak (% 1-2’lik) çay hâlinde kullanilabilir.
 
Nilüfer: (Weisse Seerose / Nénuphar / White water lily) Nilüfergiller familyasindan, Nymphaea ve Numphar cinsinden su bitkilerine verilen genel addir.

Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba): Göllerde, durgun sularda yetişen, rizomlu, çok yıllık otsu bir bitki. yaprakları su üzerinde yüzücü, yuvarlak ve kalp şeklinde tabanlidir. Çiçekler, Temmuz-Agustos aylarında su yüzeyinde açar, büyük ve beyaz renklidir.

sarı Nilüfer (Nuphar luteum): beyaz nilüferle birlikte yayilis gösterir. Beyaz nilüferden, çiçeklerin sarı renkli ve bes parçalı olmasi ile ayirdedilir.

Kullanıldığı yerler: Daha çok havuzlarda süs bitkisi olarak yetiştirilir. Her iki türün kökleri kabız edicidir. Beyaz nilüferin çiçekleri, yatıştırıcı ve uyuşturucudur.

Nohut: (Kichererbse / Pois chiche / Chickpea / Cicer arientinum) Yemeklik baklagillerden bir bitki. Derin bir kazik köke sâhiptir. Toprak içinde 50-60 cm kadar derine gidebilir. Fazla yankökü vardır. Bunlar toprak yüzeyine yakin olup, böbrek şeklinde nodoziteler (yumrular) ihtivâ eder. Gövdenin topraga yakin yaprak koltuklarindan meydana gelen çiçek saplari, çiçekleri taşır. Çiçek beslidir ve beyaz, pembe, mavimsi renklerde olabilir. Kendi çiçek tozlari ile döllenirler. Meyveleri siskin oval biçimindedirler. Uç tarafa dogru sivrilmistir. Ucunda tüyler bulunur. Meyve içinde 1-3 tohum bulunabilir. Tohumlar çakildak, kapçik adini alan torbalarda meydana gelirler. Tohumlar şekil, büyüklük ve renk bakımından degisiklik gösterir. Beyaz, krem, sarımsı, kahverengi renklerde olabilirler.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Bati, Orta ve Güneydogu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Meyveleri bol nisastali ve azotlu maddelerce zengindir. Tâneleri bitkisel protein, demir, kalsiyum ve fosfor gibi mineralleri de ihtivâ eder. Vücudu kuvvetlendirir. Kuru ve tâze hâlde yenilebilir. Besleyici bir sebzedir. Nohuttan ayrica, leblebi imâlinde de faydalanilir.
 
Okaliptüs: (Eucalyptusbaum / Heberbaum / Eucalyptus / Ökaliptüs / Sitma agaci) Haziran-temmuz ayları arasında, mor renkli çiçekler açan büyük agaçlardir. Yaprak şekli bitkinin yasina göre degisir. Gençlerde sapsiz, oval, açik yeşil; yaslilarda ise uzunca saplı, orak şeklinde, derimsi ve koyu yeşildir. Çiçekler morumsu kırmızı renkte olup, her bir yaprağın koltugunda birkaçi bir arada bulunur. Meyve küçük ve çok miktarda tohum tasiyan oval şekilli bir kapsüldür. Ana vatanı Avustralya olan bu agaç, halk arasında sitma ve kinin agaci olarak da taninmaktadır.

Anadolu’ya ilk defâ, Mugla vilâyetinin Fethiye kazâsinda Dalaman’da bir çiftlik kuran mısır Hidivi Abbas Hilmi Pasa tarafindan, süs agaci olarak sokulmustur. Diger taraftan Mersin-Adana demiryolu ugragindaki istasyonlarda 1886 yilinda Fransizlar tarafindan istasyon agaci olarak kullanilmistir. 1830’a dogru Avustralya’dan Italya’ya getirilen çesitli cins ökaliptüslerin kis olmasi dolayisiyla çoğunlugu kurudugundan bu agacin yumusak iklimde yasamadigi kanaatine varildi. 1852’de Cezayir’de tekrar denendi. Daha sonra da Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’da denenerek Sıcak mintikalarda yetişecegi anlasilmistir. 1893’te, Osmanli Devleti idâresinde bulunan Suriye’de M.H. Morel, Beyrut’taki mâlikânesinde çok miktarda ökaliptus yetiştirmis ve bu mâlikânesine Lâtince olarak “Villâ Eucalypta (Ökaliptüs Köskü) adini vermistir. Çok miktarda ökaliptus bugün Afrika, Avrupa, Asya Sıcak iklimlerinde yetiştirilerek, iktisâdî, sihhî maksatlarla dünyânin her kitasinda üretilmekte ve gün geçtikçe de ragbet bulmaktadır. Ökaliptus agaçlari, çok yüksek olan kâbiliyeti, fazla miktarda toprak suyunu alip havaya vermesi sâyesinde bataklik yerlerin kurutulmasinda insanliga olan hizmetlerinin taninmasini müteakip, yalniz Avustralya’da olan gelisme alani kisa bir zamanda çok genislemistir. Bir ökaliptus agacinin yilda ortalama 250 ton suyu alip havaya verdigi tecrübelerle anlasilmistir. 1938’den beri, yurdumuzun güney batakliklarinda da yetiştirilmesine büyük önem verildi ve kisa zamanda çok ümit verici neticeler alindi. Tarsus’un Karabucak batakliginin kurutulmasiyla bölgede, sitma hastaliginin yayilmasinda önemli rol oynayan sivrisinegin nesli kesildi.

Çesitleri: Yüzden fazla çesidi olmakla birlikte, taninmis ve önemli çesitlerinden bâzilari sunlardir:
1. Eucalyptus alpina
2. Eucalyptus amplifolia
3. Eucalyptus amgydalina
4. Eucalyptus andreana
5. Eucalyptus calophylla
6. Eucalyptus citriodora
7. Eucalyptus cocciféra
8. Eucalyptus cordata
9. Eucalyptus cornuta
10. Eucalyptus cosmophylla
11. Eucalyptus diversicolor (Collossea)
12. Eucalyptus globulus
13. Eucalyptus gomphocephala
14. Eucalyptus leucoxilon
15. Eucalyptus robusta
16. Eucalyptus rostrata
17. Eucalyptus viminali
18. Eucalyptus longifolia.

Dünyânin birçok yerinde, bilhassa Brezilya’da, Kuzey Afrika veGüney Avrupa’da, Dogu ve Bati Asya’da bir zaman sitma saçarak insanlari ölüme sürükleyen korkunç batakliklar, bugün ökaliptus agacinin gölgesinde saglik ve varlik kaynagi olmustur. Ökaliptuslar, batakligi kurutarak etrafini da tarıma elverisli hâle getirmektedir. Ökaliptus ormanlari, hava tesirlerini yumusatarak büyük rüzgârlara mâni olurlar, bitkilere zararli olan toz ve dumanlari tutarlar, firtina ve dolu zararlarini kismen önlerler. Üç yasindan büyük olan ormanlardaki çayır ve ot miktari da büyük ölçüde oldugundan, hayvanlarda verimi arttirmaktadır. Ayrica aricilikta da büyük faydalari görülmüstür. Ilk yillarda, aralarina mısır ekilerek degerlendirilebilir. Yurdun güneyinde kurulan ökaliptus ormanlarindan, büyük ölçüde yakacak temin edilmektedir.
Kullanıldığı yerler: Tâze yapraklarınin su buhari ile distillenmesi sûretiyle elde edilen ökaliptus, muhtelif cila, kafuru, çam sakizi ve zamk, yine bir nevi vernik olan kokulu reçine îmâlinde kullanilmaktadır. Halk hekimliginde, özellikle solunum yolu hastaliklarinda tercih edilir. Öksürügü keser, bogaz ve burun iltihaplarıni giderir. Idrar yollarini temizler. Hâricen deri üzerine sürülmek sûretiyle antiseptik olarak da kullanılır. Ökaliptus yaprakları dogrudan dogruya kaynatilarak kullanıldığı gibi, yağinin tipta da pekçok faydalari vardır. Ilâç olarak veya kaynatma ile bugu, koku hâlinde de kullanılır. Yapraklar nefes darligi, kabız, balgam söktürücü olarak, hasere sokmalarina, her nevî ateşlenmeye, nezle, nevralji, bronsit, romatizma, şeker, üremi gibi hastaliklarda, yağ veya eksitilerek sirke, toz sabun, pudra ve mâcun şeklinde kullanılır. Ayrica ökaliptus kabuklarından, kino reçinesi adi verilen ve içinde bol miktarda tanen bulunan bir madde, kuru damitim yoluyla elde edilmektedir. Yine ökaliptus odununun kuru damitimiyla elde edilen diger ürünler; 100 kilo odundan; 25-27 kilo kömür, 7 kilo asit asetik, 2 kilo alkol metilen, 3 kilo katran elde edilebilir.
 
Oltu otu: (Pyrethrum / Pyrèthre / Pyrethrum / Pyrethrum roseum / Chrysanthemum coccineum / Pireotu / Tanacetum coccineum) Nisan-haziran ayları arasında pembemsi renkte çiçekler açan, 20-70 cm boylarında çok yıllık, tüylü ve otsu bir bitki. Dilsi çiçekler 20-30 kadar olup pembe renklidir. Kuvvetli kokuludur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: kuzeydoğu Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çiçek durumundayken toplanir, kurutulur ve toz edilir. Içerisinde uçucu yağ ve böcek öldürücü bilesikler (piretrin) bulunur. Böcek öldürücü olarak kullanılır. Pireotu ya da toz hali oltu tozu olarak da bilinir.

Öd agacı: (Aloe / Aloès / Aloe / Aquilaria agollocha / Eagle wood / Calambac) Kurak bölgelerde yetişen, çok yıllık, yaprakları dikenli, bal özkulu (sukulent) bitkiler. Öd agaci, sarı sabir olarak da bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa’da yayilis gösterir. Buna karsilik iliman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Memleketimizin Güneybati kesiminde de Romalilar döneminde kültürden kalmis, yabanilesmis A. vera türü yetişmektedir. Bitkinin yaprakları birer rozet görünümünde, topraktan yayvan bir şekille çikarak yukari dogru bükülürler. Çiçek durumu dik ve sik bir salkımdir. Çiçekleri sarı veya kırmızıdir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güneybati Anadolu (Demre).

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yapraklarından çikarilan usare (özsu) nin, güneste veya isitilarak yogunlastirilmasiyla elde edilen bakiye, siyah parlak kütleler hâlinde kalir. Bu madde sarı sabir adini alir. Antrasen türevleri taşır. kalın barsaga etkili bir müshildir. Öd agaci sivisi, pigment ve haserat ilâçlari yapiminda kullanılır. sarı sabir, bali bozar. Memleketimizde süs bitkisi olarak çok yetiştirilmektedir. Ayrica agacin odunu ve kabugu yakilinca hos bir koku verir. Tütsü olarak kullanılır.

Öküzgözü: (Dagkestanesi / arnica / Arnique) Bilesikgiller familyasindan, çayır ve ormanlarda yetişen, papatyayi andiran çok yıllık bir bitkidir. Kömeçleri turuncu ve sarıdir. Çiçekleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler: Kusturucudur. Sinir sistemini çok siddetli şekilde uyarır. Haricen kullanıldığı takdirde romatizma ağrılarini dindirir. Yaralari iyilestirir. Fazla kullanilmamalidir.

Ökse otu: (Weisse Mistel / Gui / Mistletoe / Burç / Çekem / Viscum) Mart-nisan ayları arasında, dalların ucunda sarımsı-yeşil renkli çiçekler açan, 20-100 cm boylarında, kisin yapraklarıni dökmeyen, çali tipinde, iki evcikli, yari parazit bitkiler. Halk arasında burç, çeti, çekem, gökçe, gövelek, yalınkaya gibi isimlerle bilinir. Ökseotu, havstoryum adi verilen emeçleriyle, kendini odunlu bitkilerin dallari üzerine tespit ederek yasar. Memleketimizde çok degisik agaçlar (çam, köknar, sögüt, kavak, armut, elma, kayisi gibi meyve agaçlari) üzerinde yetişir. Bitkinin dallari ve yaprakları karsiliklidir. Yapraklar sarımsı yeşil renkte, sapsiz ve derimsidir. Meyveleri 8-10 cm çapinda, küre şeklinde toparlak ve beyaz, iç kismi yapiskanli olup, yaprakların veya dalların arasında sapsiz olarak birkaçi birarada bulunur. Ökseotu, ardiç kuslari ile daldan dala ve agaçtan agaca tasinir. Bu kuslar, meyvanin yapiskan kismini severek yerler ve bu esnâda gagalarina yapisan kismi temizlemek için, gagalarini dallara sürterler ve böylece tohumlarıni bu kısımlara bulastirirlar. Tohumlar burada çimlenir ve gelisirler. Ayrica kuslarin diskilari vâsitasiyla disarı atilan tohumların dallar üzerinde tutunarak çimlenmesiyle gelisirler. Bitkinin meyveleri insanlar için zehirlidir.
Kullanıldığı yerler: Bitki rezin, saponinler, alkaloitler taşır. Meyve ve yaprakli dallar kabız, idrar arttırıcı, tansiyon düşürücü ve kusturucudur. Meyveleri ezilerek, çibanlar üzerine konulup, cerahatin disarı çikmasini sağlar. Romatizma ağrılarina karsi da kullanılır.
 

Pancar: (Mangold / Zuckerrübe / Betterave / Beet / Beta vulgaris) Dogu Akdeniz sâhillerinde yabânî olarak yetişen, ince köklü, bir veya iki yıllık otsu bir bitki. yaprakları etli, alt kısımlarda saplı ve büyük, üst kısımlarda ise sapsizdir.

Bu bitkiden elde edilmis olan kültür şekilleri sunlardir:

Şekerpancari (Beta vulgaris var altissima): Kökleri büyük, etli bir yumrudur. % 12-20 oraninda sakkaroz taşır. Memleketimizde kültürü yapilarak, şeker eldesinde kullanılır. (Bkz. şeker)

Kırmızı Pancar (Beta vulgaris var. esculenta): Kökleri yuvarlak bir yumru şeklindedir. Antosiyan bakımından zengindir. Sebze olarak kullanılır.

Pazı (Beta vulgaris var. Cicla): yaprakları büyük olan bir sebze bitkisidir. Ayni ispanak gibidir. Sindirimi kolay ve bol vitaminli oldugundan besleyicidir.

Yem Pancarı (Beta vulgaris var. rapa): kırmızı pancara benzer. Besin degeri azdir. Daha çok hayvan yemi olarak kullanılır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu ve Trakya’da.

Kullanıldığı yerler: Halk hekimliginde kırmızı pancar kullanılır. Karaciğerin düzenli çalismasini sağlar. Kansizligi giderir. şeker hastaligi ve vereme karsi korur. Mide ve barsaklari kuvvetlendirir. Sinirleri yatistirir.

Papatya: (Kamillen / Camomille / Camomille / Matricaria chamomilla) Mayis ve agustos ayları arasında çiçek açan, 20-50 cm boyunda, güzel kokulu bir yıllık otsu bitki. Yol kenari, bos alanlarda oldukça çok rastlanir. yaprakları parçalı ve tüysüzdür. Çiçekler dalların ucunda küçük basçiklar (kapitulum) hâlinde bulunurlar. Basçiklarin orta kisminda bulunan çiçekler tüp şeklinde ve sarı renkli hermafrodittir. Kenarlarda ise 15-20 tâne dil şeklinde, beyaz renkli dişi çiçekler bulunur.

Kullanıldığı yerler: Çiçek durumu baslari, çiçek açmadan önce toplanarak gölgede kurutulur. Bilesiminde uçucu yağlar, rezin, aci maddeler ve fenolik bilesikler bulunur. % 1’lik çay hâlinde sabahlari aç karnina bir bardak içilebilir. Idrar çoğaltıcı, iştah açıcı, yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir. Basur memelerinde ağrı kesici, tedâvi edici etkiye sâhiptir. Boyar madde olarak da kullanılır.

Alman Papatyasi (Anthemis nabilis): Orta Avrupa’da yetişir ve kültürü de yapılır. dişli çiçekleri beyazimsi renklidir. Memleketimizde 50 kadar Anthemis türü bulunmakta ve Izmir papatyasi, yabânî papatya, beyaz papatya gibi isimlerle bilinmektedir.

Papatya yaği: Spazm giderir. ağrılari dindirir. Mikroplari öldürür. Sinirleri yatistirir.

Patates: (Solanum tuberosum / Boyu 60-80 cm’ye varan, beyazimsi-pembemsi çiçekler açan, yumruları hâriç zehirli otsu bitkiler. Bitkinin toprak altında kalan yumruları “patates” olarak bilinir. Bu yumrular nisasta bakımından zengin oldugundan önemli bir besin maddesidir. Bitkinin toprak üstü kısımlarinda zehirli alkoloitler bulunmasina karsilik yumruları zehirli değildir. Ancak çimlenmis patateslerde de bu alkoloitler teşekkül ettiginden zehirlenmelere sebebiyet vermektedir. Zehirlenme belirtileri sindirim sistemi bozukluklari, bol terleme ve halsizlikle kendini gösterir. patates yumrularında bulunan nisasta tâneleri yumurta veya armut şeklinde olup, 70-100 mikron büyüklügünde tânelerden ibârettir. Patates, dis kabuk rengine göre sarı ile kırmızı, etine göre beyaz ve sarı olarak ayrilir. sarı patates makbuldür. Memleketimizde Adapazari’nin patatesi meşhurdur. Bunun yaninda Nigde, Kayseri ve Ege bölgesinde çok yetiştirilmektedir.

Kullanıldığı yerler: Patateste nisastadan baska belli bir oranda protein de vardır. Nisasra % 20, protein % 2, besin degeri 95 kaloridir. şeker hatalarina faydalıdır. Susuzlugu giderir. Mide ve onikiparmak barsagi ülserinde yararlidir. Karaciğer sisligini giderir. Barsak solucanlarının düşürülmesine yardimci olur. Damar sertliginde faydalıdır. Sert bir sey yutuldugu zaman yabanci maddenin vücuda zarar vermeden çikartilmasini sağlar. Basur memesi, yanik ve çibanlarin ağrılarini geçirir.

Patlıcan: (Aubergine / Aubergine / Aubergine / Eggplant / Solanum melongena) Sebze olarak yenilen, mor renkli, uzunca silindirik veya yuvarlak bir yaz sebzesidir. vatanı tropik Hindistan’dir. Sıcak memleketlerde yetiştirilir. Orta ve kuzey Avrupa’da çok az taninmis olmasina ragmen, memleketimizde yazin çok yaygin yenen bir sebzedir. Patlicanin uzunca olanlarina daha çok kemer patlicani, yuvarlak olanina tophâne veya bostan patlicani adi verilir. Patlicanin az çekirdekli veya çekirdeksiz ve eti yumusak olani makbuldür. Çesitli yemekler ve tursusu yapılır. Özellikle zeytinyağli yapilarak yenmesi tevsiye edilmektedir.

Kullanıldığı yerler: Kansizligi giderir. Karaciğer ve pankreasin düzenli çalismasini sağlar. Kilo vermeye yardimci olur. Böbrek yanmalari ve ağrılarini keser. Sinirleri yatistirir. Kalp çarpintilarini giderir. Cilt hastaliklari, şeker, mide, barsak ve Karaciğer hastaliklari asiri derecede olanlar yememelidir.

Pazı: (Gartenampfer / Patience / Patience / Rumex patientia / Labada / Kuzukulağı) Haziran-eylül ayları arasında, yeşilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm-1,5 m boylarında çok yıllık otsu bir bitkidir. Daha çok çayırlik yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarında, meskûn daglik bölgelerde yayilis gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik kırmızımsi, kökler kalın ve sarımsı renklidir. yaprakları büyük, saplı ve sapin tabani oluk gibi çukurlasmistir. Çiçekler, gövdenin ucunda toplanmışlardır. Çiçek organları 6 parçalıdır. Meyveleri kanatlidir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri ve saplari kullanılır. Kökler temizlenip, kalın dilimlere bölünür ve kurutularak saklanir. Labada köklerinde nisasta, şeker, yağ ve reçine vardır. AyricaC vitamini ihtiva eder. Hâricen, bazi deri hastaliklarina karsi, haşlama olarak kullanılır. çayı da iştah açıcı, kuvvet verici ve müshil olarak kullanilabilir. Körpe yaprakları da yiyecek olarak kullanılır.

Bu bitkinin Anadolu’da bulunan diger türleri labada, kuzukulağı gibi çesitli isimler altında bilinir ve istifade edilir.

Pelin otu: (Wermut / Absinthe / Wormwood / Artemisia absinthium) Temmuz-agustos ayları arasında sarı renkli çiçekler açan, 40-100 cm boylarında, az çok tüylü, kokulu, çok yıllık otsu bir bitkidir. Daha çok kayalik ve kurak yerlerde yetişir. yaprakları parçalı, grimsi beyaz renklidir. Basçiklar küçük, küre şeklinde olup salkım hâlinde toplanmışlardır. Basçiklarin kenarlarında dil şeklinde dişi çiçekler, ortada ise tüp şeklinde hermafrodit çiçekler bulunur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey, Iç ve Güney Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çiçekli dallari çiçeklerin açilmasi esnâsinda toplanarak gölgede kurutulur. Uçucu yağ ve aci maddeler taşır. iştah açıcı, kuvvet verici, idrar arttırıcı, ateş düşürücü ve kurt düşürücü etkileri vardır. Yüksek dozlarda zehirlenmeler yapar. Toz olarak günde (% 1-3’lük) 2-3 bardak içilebilir.

Pırasa: (Porree / Poireau / Leek / Allium porrum)  Kök ve gövdesi toprak altında bulunan, sarmisaga benzeyen bir kis sebzesidir. yaprakları serit şeklinde ve uzun olup, toprak üstünde gelisir. Çiçekler bir sapin tepesinde bulunur. Bitkinin sebze olarak kullanılan kismi, gövdesi ve boru şeklindeki yapraklarıdir. Pirasanin bilinen ve kullanılan birkaç çesidi vardır. Yöreye göre de isim alirlar. En iyi pirasa olarak uzun ve beyaz yaprakli olan kamis pirasasi, Istanbul’da Kartal pirasasi adıyla bilinir. Bursa havalisinde de Inegöl pirasasi olarak taninir. Her yerde yaygin olarak yetişen kara pirasanin boyu daha kisa ve yaprakları yeşildir.

Kullanıldığı yerler: Sebze olarak yemegi yapılır.  Besin degeri sogana göre azdir. Surubu gögsü yumusatir, öksürügü keser. Mide rahatsizliklarini iyi gelir. Üremi ve idrar tutuklugunda faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. kabızlığı giderir. Pirasa suyu, yüzdek isivilce ve lekelere faydalıdır. Ari sokmasinda da kullanılır.

Portakal: (Apfelsine / Orange / Apfelsinenbaum / Orangenbaum / Orangem)  Turunçgillerden bir meyve. Akdeniz çevresinde ve Sıcaklik ortalamasi 23° ilâ -3°C arasında olan yerlerde yetişen agaçlardir. Bu agaçlarin meyveleri portakal adini alir. Portakal meyveleri tam yuvarlak veya yumurta şeklindedir. kabukları sarımsı turuncu renkte, hos kokulu ve suyu mayhos tatlidir. Portakal agaci genellikle 2-3 m boyundadir. Verdigi meyve de 500-600 civârindadir. yaprakları sert ve düz kenarlidir. Kökleri derine iner. Portakal çiçekleri beyaz, bes çanak ve taç yaprakli olup hos kokuludur. Meyvelerin kabugunun hemen altında beyazimsi ve acımsı lezzette albedo kismi bulunur. Meyveleri sarımsı-kırmızı renkli çok gözlü ve gözleri etli tüylerle doludur. Meyve kabugu derimsi olup çok sayida salgi cepleri taşırlar.

Portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz çesitleri vardır. Çekirdeksiz cins olan Finike, Mersin ve Hatay’da yetişen “yafa portakalı” kalın kabuklu ve uzunca meyvelidir. Kabuklarından reçel yapılır. Dörtyol portakalı ise çekirdeklidir. Ince kabuklu ve suludur. Washington meşhur olup çekirdeksizdir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney Anadolu ve Dogu Karadeniz (Rize çevresi).
Kullanıldığı yerler: kabuklarından portakal esansi elde edilir. Bundan dolayi kabuk, çiçek ve yapraklarından parfümeride koku ve lezzet vermekte kullanılan uçucu yağlar elde edilir. Organik asitler, şekerler ve C vitamini yönünden zengindir. Ayrica ilâçlarin terkibine de girerler. Portakal çiçeklerinin kaynatilmasindan elde edkabuklarıilen su, spazm giderir. Portakal kabuklarından yapilan surup ise mide hastaliklarinda kullanılır. Sogukalginligi, grip ve nezlede faydalıdır. ateşi düşürür. şeker hastalarina faydalıdır. Cildi güzelleştirir.
 
Ratanaya: (Krameria triandra) Baklagiller familyasindan, Amerika'da yetişen ve birçok türü olan bir bitkidir. Kökü (Radix ratanhiae) toz haline getirilip kullanılır. Çiçekleri kırmızı, yaprakları uzun, ince ve uçlari dilimlidir.

Kullanıldığı yerler: Surubu ishali keser, barsak iltihaplarıni giderir. Basur memelerine karsi pomad olarak kullanılır. Dissularınin bilesimine de girer.

Ravend: (Rhabarber/ Rhubarbe / Rhubarb / Ravendiyye / Isgin / Rheum ribes)  Mayis-haziran aylarında çiçek açan, 100-150 cm boyunda, çok yıllık, otsu bir dag bitkisi. Yapraklar bitkinin taban kisminda toplanmışlardır. Yaprak, kalp veya böbrek şeklinde, 30-60 mm ebadında, kenarlari dişli, damarlar alt yüzden disarı dogru çikiktir. Çiçekleri genis bir bilesik salkım durumunda toplanmistir. Çanak yaprakları 6 parçalıdır. Meyveleri 10-15 mm uzunlugunda, kırmızımtrak renkli ve kanatlidir. Toprak altında etli bir rizomu bulunmaktadır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Dogu Anadolu ile Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Tâze sürgün ve yaprakları sebze olarak yenir. Kökleri kabız edici özelliktedir. Mide ve barsak gazlarini giderir.

Rezene: (Gemeiner / Fenchel / Fenouil / Fennel / Raziyane / Tatli anason / Foeniculum vulgare / Fenouil vulgarie) Haziran-agustos ayları arasında sarı renkli çiçekler açan bir buçuk-iki metre boylarında iki yıllık kokulu otsu bitkiler. yaprakları saplı ve tüysüzdür. Bitkinin gövdeleri dik, içleri bos silindir şeklinde ve tüysüzdür. Çiçekler uzun saplı ve bilesik semsiye durumundadirlar. Meyveleri silindir şeklinde tüysüz ve yeşilimsi esmer renktedir. tohumları protein ve yağ bakımından zengin bir besi dokuya sâhiptir. Birçok çesidi vardır. Daha çok kayalik ve kurak yerlerde yetişir. Raziyane ismiyle de bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege ve Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımlari meyve, kök ve yapraklardir. Rezene meyveleri müsilaj, şeker, nisasta, tanen, sâbit ve uçucu yağlar taşır. Midedeki gazı giderici, süt çoğaltıcı ve yatıştırıcı (müsekkin) olarak çay veya toz hâlinde kullanılır. yaprakları yara iyi edici, kökü ise idrar arttırıcıdir. Bogmaca, dalak hastaliklari ve idrar zorlugunda faydalıdır. Kan çibani ve göz zafiyetlerinde de kullanılır.


Roka: (Raukenkohl / Roquette / Rocket / Eruca sativa) Bir veya iki yıllık otsu bitkiler. Yapraklar toplu, dişli kenarli ve tüylüdür. Çiçekler sarımtrak veya beyazimtrak olup, üzerleri morumsu damarlıdır. Sebze olarak bahçelerde yetiştirilir. Sert kokulu ve baharatli bir bitkidir. Kök ve tohumdan üretilir. Bol sulak yerlerde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprakları yakici, lezzetli bir uçucu yağ ihtivâ eder ve C vitamini taşır. C vitamini miktari oldukça yüksek olup, 100 gram tâze yaprakta takriben 150 mg kadar bulunur. Roka yaprakları daha çok sonbahar ve kis aylarında salata olarak kullanılır. iştah açıcı, uyarici, kuvvet verici ve öksürük kesici özelligi vardır. tohumları da ayni etkileri gösterir. Afrodizyak (Cinsel gücü artırıcı) özeligi vardır.
 
Safran: (Safran-Krokus / Saffron / Crocus sativus) Eylül-ekim ayları arasında, mor renkli ve hos kokulu çiçekler açan 15-30 cm boylarında, soganli, otsu bir bitki. Etli ve yuvarlak 2-3 cm çapinda bir sogani vardır. Üretimi de bu soganlarla yapılır. Yapraklar uzun, dar ve ortasi beyaz çiçeklidir. Yapraklar çiçeklerden sonra meydana gelir.  Çiçekler 6 parçalı, erkek organları 3 tâne, dişi organin kapsül kismi olan stigmalari turuncu renklidir. Safran, Hititler döneminden beri Anadolu’da bilinmekte ve ilâç olarak kullanilmaktadır. Grekler döneminde de Bati Anadolu’da oldukça ticâreti yapilmistir. Osmanlilar döneminde de önemini koruyan bir ihraç ürünü olmustur. Daha önceleri Urfa, Mardin, Kastamonu, Ankara, Istanbul’da kültürü yapilmaktaydi. Fakat bugün sadece Kastamonu’nun birkaç köyünde üretimi yapilabilmektedir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kastamonu-Safranbolu’da yer yer yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: kırmızı renkli boya maddeleri, şekerler, uçucu ve sâbit yağlar ihtivâ eder. Sinir sistemini uyarici, iştah açıcı, âdet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılır. Toz hâlinde iştah açıcı ve mîdevî olarak kullanilabilir. Fazla miktarda kullanilmamalidir. Hamileler kesinlikle kullanmamalidir.

Sakız agacı: (Mastixpistazie / Lentisque / Mastic tree / Pistacia lentiscus)  Nisan-mayis ayları arasında, yeşilimsi renkte çiçekler açan 1-3 m yükşekliginde, sik dallı, çali görünüsünde ve kisin yapraklarıni dökmeyen agaçlar. Mezdeki sakizi olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve silindir biçiminde olup, saglamdir. kabukları esmer renkli ve reçine kanallari ihtiva eder. Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsi siyah renklidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Bati ve Güney Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin dal ve gövdesinden, mastix adi verilen sakiz elde edilir. Agacin gövdelerine yapilan yaralamalardan bir usare akar. Toplanan bu usare 2-4 haftada katilasir. Soluk sarı renkli, kolaylikla kirilabilen parça ve damlalar hâlindedir. Özel bir kokusu ve tadı vardır. Eter ve etonolde çözünür. Sakiz içinde uçucu yağ, mastisik asit, mastisin ve aci maddeler bulunmaktadır. Eskiden balgam söktürücü olarak kullanilmistir. Dis etlerini kuvvetlendirmek ve agiz kokusunu gidermek için kullanılır.

Salep: (Sahlep / çayırotu / Çemçiçegi / Orchis / Tuber salep )  Orchis, Ophyris, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerine âit türlerin yumrularına verilen ad. Bu bitkilerin toprak altında iki yumrusu bulunur. Bunlardan biri ana yumrudur ve o senenin gövdesini verir. Digeriyse gençtir (hemsire veya kardes yumru) ve gelecek yilin yumrusunu verir. Salep elde edilen türlerin hepsi yumruludur. Salep daha çok kireçli toprakları sever. Ormanlik bölgelerde yetişen saleplerin yumrusu iri olur. çayırlarda yetişen saleplerin yumrusu ise daha zayiftir. Anadolu’da salep genellikle Orchis ve Ophyrus türlerinden elde edilir.

Salep eldesi: Bitki çiçekteyken, toprak altındaki yumruları toplanir. Yalniz yan yumru alinir, gövdeyi tasiyan ana yumru genellikle alinmaz. Fakat her ikisi de kulanilabilir. Yumrular kremsi, yumurta şeklinde veya çatalsidir. Toplanan yumrular suyla yikanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya sütle kaynatilir, sonra açik havada kurutulur. Kurutulan yumrular dövülerek toz edilir. Elde edilen bu toz kullanilacak hâle gelmis olan salebi verir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: çoğunlukla Bati, Güneybati, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu’nun birçok yerinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Bilesiminde nisasta, şekerler, musilaj ve azotlu maddeler vardır. Bilhassa çocuklarda ishal kesici, kuvvet verici ve gıda olarak kullanılır. Barsak nezlesinde soguk alginliklarinda ve öksürüge karsi halk arasında çok kullanilmaktadır. Afrodizyak (Cinsel gücü artırıcı) etkisi vardır.

Sandal ağacı: (Kalanga / Santalum album / Santalwood / Santal de mysore) Sandalgiller familyasindan, küçük boylu bir agaçtir. Hindistan ve Malakka'nin daglik bölgelerinde yetişir. Yaprak dökmez. yaprakları karsiliklidir. Çiçekleri sarımtirak kırmızıdir. Meyveleri kiraz büyüklügünde olup, siyah renklidir. Odunu (Lignum santali) sarımtirak renktedir ve kokuludur. Bu odundan, uçucu bir yağ olan, (Oleum santal / Santal esansi) çikartilir.

Kullanıldığı yerler: Santal esansi, idrar yollarindaki mikroplari giderir. Ayrica, bu agacin odununu, parfüm ve tütsü yapiminda kullanılır.

Saparna: (Stechwinde / Sarsaparille / Salsepareille / Sarsaparilla / Smilax aspera / Smilax) Agustos-eylül ayları arasında, beyazimsi-sarı renkli çiçekler açan, tırmanıcı, dikenli ve iki evcikli bir bitkidir. Yapraklar saplı ve kisin dökülmez. Kalb şeklinde ve tam kenarlidir. Çiçekler yaprakların koltugunda küçük semsiye durumunda, 5-10 çiçeklidir. Meyveleri kırmızımsi, yuvarlak, 1 cm kadar çapta ve 1-3 tohumludur. Öz dikeni adıyla bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Bati ve Güney Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Kökleri tanen, nisasta, şekerler ve saponin taşır. Terletici ve kan temizleyici özelliktedir. tohumların üzerlerindeki zar, “gicir” adıyla sakizlara katilir. Körpe sürgünler sebze olarak haşlandiktan sonra yenir. Bati Anadolu’da “sircan” adıyla taninir. Terletir, kani temizler ve cilt hastaliklarinda faydalıdır.

Sarısabır: (Aloe / Aloès / Aloe) Kurak bölgelerde yetişen, çok yıllık, yaprakları dikenli, bal özkulu (sukulent) bitkilerdir. Öd agaci olarak da bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa’da yayilis gösterir. Buna karsilik iliman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Memleketimizin Güneybati kesiminde de Romalilar döneminde kültürden kalmis, yabanilesmis türü yetişmektedir. Bitkinin yaprakları birer rozet görünümünde, topraktan yayvan bir şekille çikarak yukari dogru bükülürler. Çiçek durumu dik ve sik bir salkımdir. Çiçekleri sarı veya kırmızıdir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güneybati Anadolu (Demre).

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yapraklarından çikarilan usare (özsu) nin, güneste veya isitilarak yogunlastirilmasiyla elde edilen bakiye, siyah parlak kütleler hâlinde kalir. Bu madde sarı sabir adini alir. Antrasen türevleri taşır. kalın barsaga etkili bir müshildir. Sivisi, pigment ve haserat ilâçlari yapiminda kullanılır. sarı sabir, bali bozar. Yaniklarin sebep oldugu ağrılari keser. Sirke ile karistirilip saç diplerine sürülürse dökülmelerini önler.

Sarmısak: (Knoblauch / Ail / Garlic / Tüm / Allium sativum) Temmuz-Agustos ayları arasında beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, 20-100 cm boylarında çok yıllık otsu bir bitki. Sarımsak  diye de tâbir edilir. vatanı Orta Asya’dir. Toprak altında büyükçe bir sogani bulunur. yaprakları uzun, yassi, bugday yaprağı gibidir. Çiçekler, küre şeklinde olup, bir semsiyeyi andiran dallar ucunda toplanir. Meyveleri siyah renkli tohumlar tasiyan bir kapsüldür. Sarmisak nâdiren tohum verir. Bunun için daha çok soganciklarla (dislerle) üretilir. Sarmisagin sogan kismi beyazimsi renkli olup, sogancik veya dislerden meydana gelir. Soganciklarin hepsi bir arada ve bir kabuk tarafindan sarılmistir.

Memleketimizde beyaz ve siyah sarmisak yetiştirilmektedir. Tipta beyaz sarmisak kullanılır.

Kullanıldığı yerler: Sarmisagin bilesiminde şekerler, vitaminler (A,B,C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunur. Sarmisagin özel kokusu ve tadı bundan ileri gelir. Çok eski çaglardan beri bilinmekte ve tedâvide kullanilmaktadır. Eskiden salgin hastaliklarla mücâdelede çok kullanilmaktaydi. Antiseptik, iştah açıcı, tansiyon düşürücü, solucan düşürücü, idrar arttırıcı, kan temizleyici etkileri vardır. Antiseptik etkisi, içindeki allisinden ileri gelir. Bakteriler üzerinde üremeyi azaltici ve öldürücü etkisi vardır. Eskiden harplerde antibiyotik ve antiseptik olarak çok kullanilmistir. Ayrica, kansere karsi üstün bir koruyucu, hemeroide faydali, bronsit, astim, varis, siyatık ve romotizma ilâci olan sarmisagin faydalari ve kullanıldığı yerler çoktur.
 
Semizotu: (Portulak / Pourpier / Purslane / Portulaca oleraceae)  Çok yaygin ve yabânî olarak bag ve bahçelerde yetişen, bir yıllık otsu bir bitki. Zirâî önemi pek yoktur. Semizotunun vatanı Asya’dir. Gövdeleri toprak üstünde yatık, yaprakları sapsiz ve etli olup, çiçekler sarımsı renklidir. Meyveleri çok tohumludur. Tohumdan yetiştirilebilir. Demir ve C vitamini bakımından zengindir.

Kullanıldığı yerler: yeşil yaprakları ve körpe dallari sebze olarak yenir. Mayhos bir tadı vardır. Besleyici bir sebzedir. Mide ve barsak kanamalarinda ve kanli idrarda faydalıdır. Kani temizler. şeker hastaliginda susuzlugu giderir. Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunlugunda faydalıdır.

Sinameki: (Sennakassie / Séné / Cassia) Afrika, Hindistan ve Arabistan’in yari çöl ve daglik bölgelerinde yetişen, 50-150 cm boylarında, sarı renkli çiçekler açan çali tipinde agaççiklar. Yapraklar yaprakçik şeklinde ikiye parçalanmistir. Sinamekinin en çok C. acutifolia ve C. angustifolia türleri bilinmekte ve kullanilmaktadır. C.fistulosa türü ise ceviz agacina benzeyen büyük agaçlardir. Meyveleri fasulye meyvesi gibi esmer, yeşilimsi veya siyahimsi renklidir. Içlerinde 6-10 kadar tohum bulunur.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprak ve meyveleri antresan türevleri taşır. Bundan dolayi da müshil etkilidirler. Etkileri kalın barsak üzerinedir. Toz hâlinde 0,5-1 gr (günde 2-3 defâ) veya 5-10 gr sinameki yaprağı üç su bardagi su ile kaynatilarak iki defâ içilir. Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcidir. Kolit ve spastik kabızlikta kullanilmaz.

Yalanci sinameki (Colutea arborescens) nin de yaprakları müshil etkiye sâhiptir. Içimi zordur. tohumları zehirlidir.

Soğan: (Zwiebel / Olignon / Onion / Basaliye / Allium cepa) Haziran-agustos ayları arasında yeşilimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, 30-100 cm boylarında, çok yıllık otsu ve soganli bir bitki. Yapraklar boru şeklinde, içi bos, mavimsi-yeşil renklidir. Çiçekler küre şeklindeki baslarda semsiye durumunda toplanmışlardır. tohumları siyah renkli, köseli ve küçüktür. Sogan çok eskiden beri bilinen kültür bitkilerinden biridir. Sümerler döneminden beri yetiştirildigi ve kullanıldığı, târihî belgelerden anlasilmaktadır. Sogan, degisik şekilli, üzeri zarimsi bir kabukla kapli, yakici lezzetli ve özel kokuludur. Kültür çesitlerine göre şekil ve büyüklükleri degismektedir. Türkiye’de sogan üretimi yapilan bölgelerin basinda Karacabey ve havâlisi gelmektedir. Bu bölgede zirâati yapilan sogan çesitleri Kantartopu, Imrali veYalova 12’dir. Kantartopu yuvarlak, hafifçe basik, kırmızı kabuklu ve depolamaya dayaniklidir. Imrali ise uzunca oval, kırmızı-kahverengi kabuklu, lezzetli ve bu bölgede tutulan bir çesittir. Yalova 12, sarı sogan olarak da adlandirilir ve kantartopu çesidinden seleksiyon yoluyla elde edilmis beyaz etli, göbekli bir çesittir.

Kullanıldığı yerler: Sogan çok eski çaglardan beri yemeklere çesni veren bir sebzedir. yeşil yaprakları ve kuru yumruları kullanılır. Soganin içinde C vitamini bulunur ve besleyici ve iştah açıcı bir besindir. Içinde bulunan kükürtlü bir madde sogana acilik verir, gözleri yakar ve yasartir. Sogan, mikroplara karsi koyma gücünü arttirdigindan, bir memlekete gelenin önce biraz çig sogan yemesi sihhati için iyidir. Sogandan sonra kereviz veya sedefotu yenirse, fena kokusu gider. Sogan, birçok faydayi bereberinde getiren bir bitkidir. Idrar söktürür. Idrar tutuklugu ve damar sertliginde faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taslarin düşürülmesine yardimci olur. Zihin yorgunlugunu giderir. Iktidarsizlikta faydalıdır. Afrodizyak (Cinsel gücü artırıcı) özelligi vardır. Öksürük söktürür, bronslari temizler. Akciger hastaliklari, astim nöbeti, grip ve soguk alginliginda faydalıdır.

Soya Fasülyesi: (Sojabohne (f), Fr. Soja (m), Ing. Soybean, soya-bean) 1-1,5 m boyunda, kismen sarılıcı, dallanmış, bir yıllık, Çin ve Japonya’da genis ölçüde zirâati yapilan, besin degeri bakımından hayli önemi olan bir bitki. Bitkinin yaprakları üç yaprakçikli, yaprakçiklar oval şekilli ve sivri uçludur. Çiçekler sarımsı veya menekse renklidir. Meyveleri biraz kivrik, tüylü ve 2-5 tohumludur. Tohumlar küre şeklinde, beyaz renkli olup, bir yaninda siyah bir leke vardır.

Kullanıldığı yerler: Çin’de bes bin seneden beri soya, gerek gıda maddesi olarak gerekse çesitli ürünlerin eldesinde kullanilmaktadır. Günümüzde de basta Amerika olmak üzere çesitli ülkelerde tüketilmektedir. Kismen soya unundan yapilmis ekmekle, soya yağindan yapilmis tereyaği birçok sofrada kabul görmektedir. Soya filizleriyle süslenmis yeşil salata çok miktarda C vitamini ihtivâ etmektedir. Bu sâyede birçok memlekette tâze sebze ve meyve noksanligindan dolayi meydana çikan “Saurvy hastaligi”ni önlemektedir. Soya fasulyesi, B1 ve B2 vitaminleriyle E ve K vitaminlerini ihtivâ eder. Bilhassa “Pelegra hastaligi”na karsi “Niacin” maddesince zengindir. Insan vücûdunun hergün sarf etmeye mecbur kaldigi mâdenî tuzlar bakımından da fevkalâde zengin bir gıdadir. Kemiklerin teşekkülünde büyük bir rol oynayan “kalsiyum” soya fasulyesinde süte nispeten iki mislidir. Buna ilâveten bol miktarda fosfor, demir, bakir, manganez, potasyum ve sodyum ihtivâ eder. Soya fasulyesi, vücûdumuzun muhtaç oldugu protein bakımından da en zengin ve mükemmel bir gıda maddesidir. 453 gramlik soya ununda 31 yumurtanin, 6 büyük sise sütün veya 900 gramlik kemiksiz etin ihtivâ ettigi kadar protein bulundugu laboratuvar deneyleriyle tespit edilmistir. Gelistirilen tekniklerle günümüzde soya fasulyesinden fevkalâde nefis, temiz, krem renginde un elde edilmektedir. Bu un bilhassa pasta, bisküvi, kurabiye, dondurma, şekerleme îmâlâtinda büyük miktarda kullanilmakta, bebek mamalarinda da büyük ragbet görmektedir. Yari yariya soya unundan yapilmis makarnalar, sehriyeler, hamur tatlilari, çesitli ülke sofralarini süslemeye devam etmektedir. Soya fasulyesi hem insanlar hem de çiftlik hayvanlari için çok besleyici bir gıda maddesidir. Soya yaği birçok âilein seve seve salata yaği ve kizartma yaği olarak kullandigi bir madde hâlini almistir. Esas îtibâriyla soya yaği boyacilikta ve cila yapmakta kullanilmaktadır. Soya fasulyesi kirmalari da hayvan gıdalari arasında mühim bir mevki isgal etmektedir. Amerika’da bâzi üniversiteler soya fasulyesinin suyunu bir nevi süt gibi kullanmakta, bundan peynir elde etmektedir. Hayvan beslenmesinin güç oldugu memleketlerde süt yerine bu fasulye suyunun kullanilmasi tesvik edilmektedir. Hâlen üretilen soya yağinin yüzde 85’ini Amerikalilar insan yiyecekleri arasında kullanmakta, kalanini da boyacilikta, cilâ yapmakta, sabun îmâlâtinda sarf etmektedirler. sarı altin, hatta asrin bitkisi olarak da adlandirilan soyanin pekçok kullanma alani vardır. Bunlarin baslicalari; süt, yogurt, peynir, dondurma, dondurma külahi, pasta, hayvan yemi, yeşil gübre, ilâç, boya, kâgit, kemiksiz et, kahve, salça, sabun, plastik maddeler, lastik, alkol, yağ, margarin, soya unu, ekmek, makarna, tarhana, leblebi, çocuk mamasi vb.dir.


Sumak: (Gerbersumach / Sumac / Sumac / Somak / Rhus / Rhus coriaria / Tekri) 2-3 m boylarında, kisin yapraklarıni döken, çali tipinde agaççiklar. Yapraklar 5-10 yaprakçiklara ayrilmistir. Bunlar oval şekilli ve sapsiz, tüylü ve kenarlari hafif dişlidir. Çiçekler yeşilimsi renklerde, 20-25 cm konik çiçek durumlarinda toplanmışlardır. Meyveleri olgunlukta esmer-kırmızı renkli, küre şekilli, tüylü ve eksi lezzetlidir. Sumagin 150 kadar türü vardır ve birçoğu zehirlidir. Yurdumuzda Derici Sumagi (Rhus coriaria) ve Boyaci Sumagi (Rhus cotnus) dogal olarak yetişir. Kokulu sumak (Rhus aromaticus)'un tentür halindeki idrar tutamama hastaliginda faydalıdır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege, Akdeniz bölgesi, Dogu Anadolu.

Kullanıldığı yerler: yaprakları tanen, şekerler ve sarı renkli boya maddeleri taşırlar. kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrica yünlü kumaslarin boyanmasinda kullanılır. Bogaz ve dis etleri hastaliklarinda da gargara hâlinde kullanılır. Sumak meyveleri de tanen, uçucu yağ ve organik asitler ihtivâ eder. Baharat olarak çok kullanılır.


Susam: Kullanıldığı yerler: SUsam yaği, safra taslarının düşürülmesinde faydalıdır. Karaciğer hastaliklarinda kullanılır. kabızlığı giderir. Afrodizyak (Cinsel gücü artırıcı) özelligi vardır. Nefes darligi ve bronsitte faydalıdır.
Şalgam: (Brassica rapa var / Brassica napus / Turnip / Navet) Turgiller familyasindan, toprak altında siskin bir yumru yapan, topaç biçiminde etli ve tatli yumrusu iki yıllık bir bitkidir. yaprakları parçalı ve tüylü, çiçekleri sarıdir. Yurdumuzda yuvarlak ve kökü basik olanlar makbuldür. Terkibinde B vitamini ve madeni maddeler vardır.

Kullanıldığı yerler: Idrar söktürür. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Mafsal sisliklerini indirir. Böbrek kumu ve tasinin düşürülmesine yardimci olur. Ergenlik sivilcesi ve egzama gibi cilt hastaliklarinda faydalıdır. Gögsü yumusatir. Akcigerleri temizler. Bogaz iltihabini giderir. kabızlığı giderir. şeker hastalarının susuzlugunu giderir.

Şebboy: (Goldlack / Giroflée jaune / Wallflower / Bleeding heart / Matthiola / Stock / Cheiranthus cheiri) sarı veya turuncu renkli çiçekler açan, 50 cm boylarında çok yıllık, otsu bir süs bitkisi. Çiçekler dört parçalı ve karanfil kokusundadir. yaprakları dardir. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Nemli, kumlu-killi ve gübreli topraklarda iyi yetişir. Soguga dayanikli değildir. Bu türe sarı sebboy da denilir. Tohumla üretilir.

Kullanıldığı yerler: Çiçekleri uçucu yağ taşır. Uçucu yağ parfümeride kullanılır. tohumları kalp üzerine etkili bilesikler taşır. Ayrica idrar söktürücü ve kabızlığı giderici etkisi vardır.

Bahçe sebboyu (Mathiola incana): Mor renkli çiçekler açan 80 cm kadar boylarında otsu bir süs bitkisidir. yaprakları tüylüdür. Çiçekleri kokusuzdur. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Tibbî bir etkisi yoktur.

Şeftali: (Pfirsichbaum / Pêecher / Peach tree / Prunus persica / Peach) 3-5 m boylarında bir meyve agaci. Bitki, meyveleri için yetiştirilir. Meyveler 5-10 cm çaplarinda, yuvarlak tatli sulu ve hos kokuludur. vatanı Çin’dir. Iran’a, sonra da Anadolu’ya geçmistir. Avrupa’ya da Anadolu’dan yayılmıştır.

Akdeniz bölgesinde yetiştirilen çesitleri: Flardasun, early amber, sâhil seridinin dis kisminda springtime.

Ege ve Güney Dogu Anadolu bölgesinde yetiştirilen çesitler: Precocissima, sâhil seridinde springtime, early red, dixierd, candinal, starking delicious, redhaven (R-1), redglobe, J.H. Hale Rio-oso-gen, Monroe, triogen, laring, glohaven, cresthaven,

Marmara Bölgesi ve Tokat, Samsun ve Amasya bölgesinde yetiştirilen çesitler: Dixierd, redhaven (R-1), redglobe, laring, glohaven, cresthaven, blaka J.H. Hale Rio-oso-gen, monroe.

Kullanıldığı yerler: Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarini düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır. Idrar yollarini temizler. Bol mimktarda idrar söktürür. Basur memelerinden dogan sikayetleri giderir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.

Şerbetçi otu: (Hopfen / Houblon / Hop / Ömerotu / Mayaotu / Humulus lupulus / Huoblon grimpant)  Temmuz-eylül ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 2-5 m yükşekliginde, sarılıcı gövdeli, iki evcikli otsu bir bitki. Bitkinin gövdeleri ince, tırmanıcı, sarılıcı ve üzeri sert tüylerle örtülüdür. Yapraklar karsilikli, uzun saplı ve yürek şeklindedir. yaprakların da üst yüzeyleri sert tüylüdür. Erkek çiçekler yeşilimsi sarı renklerde ve bilesik salkım durumunda, dişi çiçeklerse yuvarlak kozalaklar hâlinde toplanmışlardır. dişi çiçeklerin etrâfinda brakte ve brakteol denilen genis, oval tasiyici yapraklar ve bunlarin üzerinde de salgi tüyleri bulunur. Hâlen memleketimizde, Bilecik-Bursa havâlisinde bu dişi çiçek durumlarını elde etmek için genis çapta ekimi sürdürülmektedir. Biraçiçegi, Mayaotu olarak da bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu, Marmara bölgesi. Ayrica Bilecik ve havâlisinde ekimi yapılır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin sarımsı-yeşil kozalak görünümündeki dişi çiçek durumlari kullanılır. dişi durumlar agustos ayinda toplanir ve gölgede kurutulur. Uçucu yağlar, aci maddeler, reçineler, mum, tanen taşırlar. Az dozlarda iştah açıcı, idrar arttırıcı, yatıştırıcı etkilere sâhiptir. Fazla alinirsa bulanti ve kusma yapar. Hâlen bira îmâlinde kullanilmaktadır
 
Taflan: (Kirschlorbeer / Laurier-Cerise / Cherry laure / Gürcü kirazi / Hind kirazi / Prunus laurocerasus / Mongo / Monguer) Nisan-mayis aylarında küçük ve beyaz renkli çiçek açan, rutûbetli ve gölgeli yerlerde yetişen 2-6 m yükşekliginde yaprak dökmeyen agaçlar. Yapraklar çok kisa saplı, derimsi, tüysüz ve oval şekillidir. Çiçekler 30-35 tânesi bir arada olup, gruplar teşkil ederler. Meyveleri 1 cm çapinda kiraz görünüsünde parlak, koyu kırmızı veya olgunlukta siyah renktedir. Avrupa’ya Istanbul’dan yayılmış olup, süs bitkisi olarak yer yer yetiştirilmektedir. Lâz kirazi, Gürcü kirazi ve Karayemis olarak da bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprakları siyah hidrik asit veren bir glikozit tasimasi sebebiyle zehirlidir. Bu yüzden yapraklarınin baharat olarak kullanilmasi tehlikelidir. Fakat yapraklardan elde edilen taflan suyu öksürük dindirici olarak kullanılır. Tâze meyveleriyse meyve olarak yenilmektedir. Kurutulmus meyvelerinin tohumlarıysa şeker hastaligina karsi kullanılır. Tâze meyveleri tas düşürücü olarak da kullanilmaktadır.

Tarçın: (Dar-i Çin / Cinnamomum / Cinnamon / Cannelier)

Kullanıldığı yerler: Ruhi sikintilari giderir. Kalbi kuvvetlendirri. Sogumk alginligi ve nezlede faydalıdır. iştah açar. kadınlardaki beyaz akintiyi keser. Afrodizyak (Cinsel istekleri artırıcı) özelligi vardır.

Tatula: (Weichhaariger / Stechapfel / Liseron de Provence / Downy thorn-apple / Boru çiçegi / Seytan elmasi / eşek hiyari / Dikenli elma / Stramoine / Datura) 20-100 cm yükşekliginde, dik gövdeli, bir senelik otsu, zehirli bir bitki. Tatula, seytanelmasi olarak da bilinir. Yapraklar saplı, büyük, oval, kenarlari tam, az girintili veya sivri lopludur. Çiçekler beyaz ve büyüktür. Çanak yaprak uzunsu bir tüp şeklinde, tepede 5 lopludur. Taç yapraklar uzun bir huni şeklindedir. Meyveler 3-4 cm boyunda, üzeri dikenli, 4 yarıklı olup çok tohumludur. Dünya üzerinde tesbit edilmis 10 kadar boruçiçegi türünden yalniz iki tanesi memleketimizde bulunmaktadır. Datura stramonium ve D. metel. Organik madde bakımından zengin bos tarlalar, harabeler, hendek ve yol kenarlarında bulunur. Nadiren çiçekleri için bahçelerde yetiştirilmektedir.

Kullanıldığı yerler: Halen tedavide D. stranonium ve D. metel türlerinin yaprakları, çiçekleri ve tohumları kullanilmaktadır. Yapraklar azami büyüklüklerini aldikça alt taraftan baslanarak toplanir. Gölgelik ve havadar bir yerde kurutulur. Tohumlu meyveleri olgunlastigi zaman toplanir ve kurutulur. Tatula türlerinde hiyosiyamin ve az miktarda atropin ve skopolamin isimli alkaloitler bulunmaktadır. Iyi bir uyuşturucu, antispazmodik (kramp çözücü), antiasmatik (nefes darligina karsi) tir. Yapraklardan ve bazi çiçeklerden hazirlanan sigaralar nefes darligina karsi içilir. yağli merhemi mevzii ağrılara karsi haricen çok kullanılır. Zehirli bir bitki oldugu için hekim tavsiyesi olmadan kullanilmamalidir.

Tavşankulağı
: (Europaisches / Alpenveilchen / Cyclamen / Sowbread / Domuz turpu / Topalak / Akdiken / Yer somunu / Siklamen) Kis sonu veya ilkbaharda çiçek açan, 5-15 cm yükşekliginde toprak altında yumruları bulunan çok yıllık ot. Topalak ve yersomunu olarak da bilinir. Toprak altında 1.5-5 cm çapinda, yan ve alt kısımlarindan kökler çikan, basik küre şekilli ve az tüylü bir yumrusu vardır. yaprakların hepsi dipte, uzun saplı, dâireye yakin böbrek biçiminde, üst yüzü yeşilli-beyazli, alt kismi kırmızı veya morumsu renklidir. Çiçekler tek baslarina, hafif kokulu, pembe veya pembemsi mor renklidir. Taç yaprakları tersine dönmüs 5 parçalı tüp şeklinde, parçalar genis-oval şekilli, dip kısımlari lekeli. Tohumlar çok adette esmer renklidir. Memleketimizde 35 kadar türü vardır.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi toprak alti kismidir. Yumrularda zamk, pektin, şeker ve saponin karakterli glikozit vardır. Yumrularının suyla kaynatilip süzülmesiyle elde edilen sulu kısım bilhassa tütün fidelerine âriz olan solucanlarla mücâdelede kullanılır. Bu suyla fidelerin sulanmasindan hemen sonra solucanlar topragin üstüne çikar. Toplanarak yok edilir. Halk arasında müshil ve kurt düşürücü olarak kullanılır. Asbasi kani sökmeye yardim eder.

Tere: (Gartenkresse / Cresson / Garden cress / Lepidum sativum) 20-50 cm boylarında, beyaz veya morumsu renkli çiçekler açan, bir yıllık otsu bitkiler. Meyvelerinin tek tohumlu olmasiyla su teresinden ayrilir. Yabânî olarak bulunmakla berâber, kültürü de yapılmaktadır. Kerdeme olarak da bilinir.

Su teresi (Nasturtium officinale): Beyaz çiçekli, parçalı yaprakli, çok yıllık otsu bir bitki. Su kenarlarında yetişir. Özel bir kokusu ve batici bir lezzeti vardır. Kardamot adıyla da bilinir.

Kullanıldığı yerler: yaprakları yakici lezzetli, uçucu yağ taşır. Kükürtlü glikozitler, A, C ve D vitaminleriyle uçucu yağ taşır. Kuvvet verici, vitamin noksanliklarina karsi ve iştah açıcı olarak kullanılır. Afrodizyak (Cinsel istekleri artırıcı) özelligi vardır. Hastaliklari karsi direnci artırır. Sigaranin zararlarini azaltir. Suyu, saç dökülmesi ve kepeklenmeyi önler.

Turp: (Rettich / Radieschen / Radis / Radish / Hilb / Raphanus / Raphanus sativus) sarı çiçekli, kültürü yapilan bir yıllık bitkiler. Birçok çesitleri kökü veya tohumu için yetiştirilir. Salata olarak yenen bir sebzedir.ÊBitkinin yenen kismi da etli olan kazik kökleridir.

Kullanıldığı yerler: tohumları % 35-50 yağ taşır. Uyarici, iştah açıcı, safra söktürücü ve mikroplarin üremesini önleyici özelliklere sâhiptir. Eski târihlerde salgin hastaliklara karsi önleyici olarak turp verildigi bilinmektedir. Kazik kökleri sebze olarak yenir.

Memleketimizde birçok turp çesidi yetiştirilmektedir.

Karaturp (Raphanus sativus var. niger): Kökleri yumruk büyüklügünde, üzeri siyahimsi kabuklu, içi beyaz renklidir. Hardal esansi ve C vitamini ihtivâ eder. Kökleri salata olarak yenir. iştah açıcı, idrar ve safra söktürücü etkileri vardır.

kırmızıturp (Raphanus sativus var. radicula): Bu çesidin kökleri ceviz büyüklügünde üzeri parlak kırmızı renklidir. Hardal esansi, C vitamini taşır. Salata olarak yenir. Kuvvet verici, iştah açıcı ve balgam söktürücüdür.

Yabanîturp (Raphanus raphanistrum): 20-50 cm boylarında, sarı çiçekli, Anadolu’da yabânî olarak yetişen, tüylü ve otsu bir bitkidir. Kökü ve yaprakları hardal esansi taşır. iştah açıcıdir.

Turunç: (Bigarade / Bigaradier / Bitter orange) 1-6 m boylarında, kisin yapraklarıni dökmeyen, beyaz renkli çiçekler açan agaçlar. Yapraklar saplı, derimsi, sivri uçlu, üst yüzü parlak alt yüzü mat yeşil renklidir. Yaprak saplari kanatlidir. Çiçekler tek tek veya birkaçi bir arada toplanmis olup, çiçek durumlari teşkil ederler. Meyveleri küre şeklinde, sarımsı veya hafif yeşilimsi renklerde, 7-15 dilimlidir. Dilimler eksi, acımsıdir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin çiçekleri uçucu yağ ihtivâ eder. Turunç esansi elde edilir. kabukları da uçucu yağ, vitamin C, pektin, aci maddeler ihtivâ eder. iştah açıcı, lezzet ve koku verici ve safra söktürücü olarak kullanılır. Ayni zamanda kabukların beyaz renkli olan albedo kismi çikarildiktan sonra reçel yapiminda da kullanılır.

1202 defa okundu...
ANKET Diğer Anketler
12 Eylül 2010 Tarihli Anayasa Değişikliği Halk Oylamasında kararınız ne yönde olacak?
Evet
Hayır
Kararsızım
Sandığa gitmeyeceğim
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» Tüm yazarları göster
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tarım Haberleri - Bahçe - Peyzaj - Orman - Çevre
Telefon: 0332 342 50 78
Eposta: bilgi@tarimsektor.com