Ayrıkotu
Kullanıldığı yerler: kullanılan kısımlari kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu yağ, müsilaj ve potasyum bulunur.
Aslandişi
(Yabani acimarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion) Bilesikgiller familyasindan, yol kenarlarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çesit bitkidir. yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdir. Taze yaprakları salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve şeker vardır. yaprakları ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarında toplanip kurutulur. Kullanıldığı yerler: Idrar söktürür. Mesane ve kalınbagirsak iltihaplarıni giderir. Gögsü yumusatir, öksürügü keser. Balgamli ishalleri keser. Karaciğer siskinligini indirir. Böbrek ve safra taslarini düşürür. sarılikta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze filizleri kirildigi zaman akan sütü de disleri temizler. Ögütülen kökü, kahveye de katilir.
Aslanağazı
(Kurtagazı / Tavsandudagi / Anthirinum / Linaire / Muflier) Türlü renklerde yetişen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Balgam söktürür. Bronsitte rahatlik verir.
Ardıç
(Wacholder / Geniévre / Juniper) Kisin yapraklarıni dökmeyen daimi yeşil agaçlardan. yaprakları küçük pulsu veya igne şeklinde olup 1-2 cm uzunlugundadir. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardiç yemisi diye anilan kozalaklari dişi agaçlar üzerinde bulunur. Ardiç türleri kozalaklarının büyüklügüne, rengine ve özellikle her kozalagin içinde bulunan tohumlarınin sayisina göre birbirinden ayirt edilir. Çesitleri ve Kullanıldığı yerler: Sıcak iklimlerde ve korunmus alanlarda agaç gibi büyümesine karsilik, soguk bölgelerde çali manzarasındadirlar. Genel olarak odunu yumusak ve dayaniklidir. Kursun kalem yapılır. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanılır.
Bütün Kuzey yarımküre’de yetişen 60 türü vardır. Memleketimizde 8 ardiç türü yetişmekte olup önemlileri sunlardir:
Katran ardici (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu’da yaygindir. Çali veya küçük bir agaç şeklindedir. yaprakları üçlü ve baticidir. Kozalaklari kırmızımsi olup iki tohumludur. dallarından elde edilen katrani cilt hastaliklarinda kullanılır.
Adi ardiç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalimsi veya küçük agaçlardandir, yaprakları baticidir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. Idrar söktürücü olarak kullanılır.
Bodur ardiç (Juniperus nana): Memleketimiz dağlarında, özellikle Kuzey Anadolu dağlarında genis topluluklar meydana getirir. Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
Kokar ardiç (Juniperus foetidissima): Dogu Akdeniz Bölgesi agacidir. Memleketimizin daglik yerlerinde yetişir. Sürgünleri dört köseli, kozalaklari mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildigi zaman fena kokular çikarir.
Yüksek ardiç (Juniperus excelsa): Memleketimizin daglik bölgelerinde yetişir. Sürgünleri dört köseli değildir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.
Finike ardici (Juniperus phoenicea): Bati ve Güney Anadolu’da yetişen çalimsi, bodur agaçlardandir. Kozalaklari kizilimsi kahverengi, 4-9 tohumludur.
Ararot
(Maranta nişastasi / Arrow-root) Sıcak iklimlerde yetişen "Maranta" adli kamistan veya ona benzer baska bitkilerin köklerinden çikarilan beyaz bir tozdur. nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur. Kullanıldığı yerler: Çocuk mamasi yapiminda kullanılır. Süt çocuklarina ve nekahat dönemindeki hastalara verilir. Hastaliklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Andızotu
(Atgözü / Kizilagaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule) Bilesikgillerden, menli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapi olan bir çesit ottur. yaprakları büyük, yumusak ve yuvarlaktir. Çiçekleri sarı renkte olup, aci ve kokuludur. Kökü kalındir. Meyveleri küçük, fistik kozalagina benzer. Kullanıldığı yerler: Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikroplari öldürür. Vücudda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, Idrar yollari hastaliklarinda faydalıdır. Nefes darligini giderir. Karaciğer hastaliklarini tedavi eder. Kasintilari keser. Fazla kullanıldığı zaman, mide bulantisi yapar.
Anason
(Anis / Anis / Anise) Haziran-agustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yükşekliginde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi bos, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bilesik semsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanınin Anadolu oldugu tahmin edilmektedir.Meyvalarinda nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarlari bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin sartlarina baglidir. Uçucu yağin % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buhari distilasyonu ile elde edilen anason yaği, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tipta midevi, bagirsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylastirici ve gögüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrica nefes darligi, öksürük ve kalb çarpintisi rahatsizliklarinda da etkilidir. Anason yüksek dozda alindiginda bas ağrısi, uyusukluk, görme zorlugu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastaligina sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazlari gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kasigi tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katilarak bir kaç çay kasigi verilir. Büyükler % 1-2’lik çayıni günde 2-3 bardak alabilir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu
Kullanıldığı yerler: kullanılan kismi, meyvalari ve yapraklarıdir. Meyveleri tamamen olgunlastiktan sonra toplanir ve gölgede kurutulur. hazmı kolaylaştırır. iştahsizligi giderir. Mide ve barsak gazlarini söktürür. Idrar artırır. Migren ağrılarini keser. Astim, nefes darligi ve bronsitte görülen sikayetleri giderir.
Adiken
(Gemeiner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn) Mayis-haziran aylarında, sarı-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir agaç. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dallari karsilikli, uçlari diken halindedir. yaprakları karsilikli ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmistir. Küre şeklinde ve bezelye büyüklügündeki meyvasi evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Bolu ve Trabzon civari.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi taze meyvalaridir. Meyvelerinde yağ, renkli maddeler, şeker ve glikoz vardır. Iyi bir müshildir. Surubu yapılır. Müshil ilaci olarak kullanılır. Bunlardan baska meyvelerinen yeşil bir boya da hazırlanır. Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çesidi de “Cehri” adıyla anilir. Bu cins sadece memleketimizde yetişir
Ahududu
(Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush) Agaç çilegi ve sultan bögürtleni olarak taninir. Haziran-temmuz ayları arasında beyazimtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çali görünüsünde bir bitkidir. Daglik mintikalarin orman ve korularinda tesadüf edilir. Gövdesi dallı, dikenli ve yatıktir. yaprakları 3-5 parçalı, sivri uçlu, yaprak sapi kivrik dikenlidir. Çiçekler ekseriya dalların ucunda 5-10 çiçekli salkım halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kırmızı renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarında olgunlasir. çoğu çesitleri bahçelerde yetiştirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralık birakilmak suretiyle dikilir. Ahudutlari her 6-7 senede bir yenilenmelidir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanıldığı yerler: kullanılan kismi, meyve, çiçek ve yapraklarıdir. Meyveler tamamen olgunlastiklari zaman toplanir. yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) şeker, pektin, uçucu ve sabit yağlar bulunmaktadır. yaprakları bogaz hastaliklarinda gargara için kullanılır. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastaliklarinda faydalanilir. Taze olarak, şeker ve böbrek hastaliklarinda perhiz yiyecegi olarak istifade edilir. Halk arasında ishal ve ateşli hastaliklara karsi tavsiye edilir.
Ahlat
(Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage) Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir. Kullanıldığı yerler: Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
Adasoğanı
(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima) Zambakgillerden bir çesit bitkidir. yaprakları uzun serit şeklindedir. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdir. 2 kilogram kadar olan sogan kismi, yapraklarınin altındadir. Aci ve zehirlidir. 7,5 gram adasogani, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanilmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soganin etli olan orta kismi, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanilmamalidir. Kullanıldığı yerler: Idrar söktürür. Kalp hastalarinda vücudda biriken suyu bosaltır. Azotemiyi azaltır. Böbrek hastalari kullanmamalidir.
Adamotu
(Alraunwurzel / Mandragore / Mandrake) Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yaprakli ve kazik köklü çok yıllık otsu bir bitki. Kökleri insana benzedigi için, bu isim verilmistir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bati ve Güney Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Kökleri % 0,3 oraninda Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini taşır. Bundan dolayi zehirli bir bitkidir. ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Halen tedavide çesitli preparatlarin terkibinde kullanilmaktadır. Rastgele kullanıldığında zararlı olur
Acıçigdem
( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses) Boyu 10-30 cm yükşeklige ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçalı çiçekler açar. Yaprak ve meyvalari ise ilkbaharda ortaya çikar. Sonbaharda çiçek açtigindan dolayi halk arasında “güz çigdemi” olarak da bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nin sulak çayırlarinda bol miktarda yetişir.
Kullanıldığı yerler: Tibbi önemi haiz bir bitkidir. kullanılan kismi yumru ve tohumlarıdir. Tohum ve yumruların idrar arttırıcı, terletici, müshil ve romatizma ağrılarini dindirici etkisi vardır. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelligi oldugundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanilabilir. Eskiden halk arasında romatizma ağrılarini dindirmek için haricen kullanılırdi. Bunun için bir tutam aci çigdem tohumu, 2-3 dis sarmisak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kısım da bir tülbente emdirilip, ağrıyan kisma sarılir. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanir.
Acıbakla
( Lupine / Lupin / Lupine) 10-100 cm yükşekliginde, sik tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el şeklinde parçalı, uzun saplı, 5-9 yaprakçiklidir. Çiçekleri dik salkım durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yaprağı kelebek şeklindedir. Yahudi baklasi diye de taninir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir.
Memleketimizde üç türü bulunmaktadır.
Beyaz yahudi baklasi: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükşeklikte, bir yıllık bir bitkidir.
sarı çiçekli yahudi baklasi: vatanı, Orta ve Güney Avrupa’dir.
Mavi çiçekli yahudi baklasi: vatanı, Akdeniz çevresi memleketleridir.
(Brombeerstrauch, Brombeere, Mure sauvage, muron, Ing. Bramble, blackberry) Haziran-eylül ayları arasında, beyazimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, yüksek boylu, çok senelik, dikenli ve çali görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur. Gövdeleri silindir şekilli, içi dolu, odunlu ve dikenli dallar, önce dik, sonra asagi dogru kivrik. Yapraklar saplı, kenarlari dişli, alt yüzeyleri tüylüdür. Yaprak sapinda, uçlari geriye dogru kivrik dikenler bulunur. Çiçekler dalların ucunda toplanmistir. Meyve; birçok kismi, meyvelerin biraraya gelmesiyle meydana gelmis küre biçiminde bir birlesik meyvedir. Rengi önce yeşil, sonra kırmızı ve daha sonra olgunlukta siyahimtraktir. Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi-Bati Anadolu ve Dogu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler: kullanılan kısımlari yaprakları ve çiçek tomurcuklaridir. Yapraklar bitki çiçek açmadan toplanir ve gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelligi olmakla beraber; dis etleri, bademcik ve bogaz iltihaplarında, ishal ve basurda kullanilmaktadır. Bögürtlenin 70 kadar türü vardır. Türkiye'nin çesitli bölgelerinde yetişen türlerine Rubus
Biberiye (Rosmarin / Romarin / Rosemary / Kusdili otu / Rosmarinus officinalis) Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yükşekliginde, kisin yapraklarıni dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdir. yaprakları mizrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarinda, yaprakların tabanlarinda bulunur. Meyveleri esmer renkli ve findiksidir. Kusdili olarak da bilinir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Istanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Kullandigi yerler: yaprakları ile bundan elde edilen yaği kullanılır. yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanir ve açik havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, aci maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyaricisi, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarici olarak haricen kullanılır. Birçok preparatlarin terkibine girer. Ayrica hazimsizligi gideririr. Çarpintilari keser. yarımbas ağrılarini (migren) keser. Idrar ve adet söktürür.
Bergamot Bergamot Orange / Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia) Ortalama 4 m boyunda bir agaç. Esas vatanı Bati Hindistan’dir. yaprakları uzun ve koyu yeşildir. Çiçekleri beyaz renkli ve küçük olup, meyveleri küre veya armut biçiminde, 5-7 cm çapinda etli kismi eksi lezzetli, kabuk kismi limonsarısi renklidir. Eskiden Antalya bölgesinde genis çapta yetiştirilmekteydi. Zamanla bu bölgede Bergamot’un yerini diger turunçgiller aldi. Bununla beraber halen Antalya civarinda bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel yapılmaktadır. Bergamot esansinin sanayideki önemi sebebiyle yer yer tekrar yetiştirilmeye baslanmistir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Antalya bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Meyve kabuklarından sikma usulü ile Bergamot esansi elde edilmektedir. yeşilimtrak sarı renkli, hos kokulu ve aci lezzetli bir sividir. Parfümeri (itriyat) sanayinde kullanilmaktadır. Usaresinden kalsiyum sitrat ve sitrik asit elde edilir. Koku vermesi için bazen çaylara da karistirilir. Ayrica çesitli yörelerimizde reçeli yapilarak kisin yenilir.
Behmen Kavzakökü / Centaurea behen / Parsnip / Panais) Turpa benzer otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Subat arasında çiçek açar. çiçeğinin rengine göre, Kizilbehmen ve Akbehmen adlarinda iki türü vardır. Kullanıldığı yerler: Basur memelerinden dogan sikayetleri giderir.
Banotu ilsenkraut / Jusquame / Herbane / Konca / Bangootu / Hyoscyamus niger) Yumusak tüylü, otsu bir bitki. Gavurhashasi adıyla da anilmaktadır. yaprakları yumusak, saplı veya sapsizdir. Çiçekleri sapsiz veya kisa saplıdır. Taç yaprakları alt tarafta tüp şeklinde, üst tarafta biraz egri olarak genislemis ve yayılmış olup, tepede bes lopludur. Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açilip tohumlarıni saçan bir kapsüldür. Memleketimizde altı banotu türü bilinmekle beraber, bu türlerden yalniz Hyoscyamus niger (Siyah banotu) ile H.muticus (Misir banotu) tedavi sahasinda kullanilmaktadır. Misir banotu memleketimizde Malatya civarinda bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Tibbi maksatlar için kullanılır.
Hyoscyamus niger (Siyah banotu): Mayis-eylül aylarıarasında sarımsı renkli çiçekler açan, 30-80 cm boylarında, 2 senelik, otsu ve özel kokulu bir bitkidir. Gövdeleri dik, basit veya dallanmış ve yapiskan tüylüdür. yaprakları, donuk yeşil renkli, kenarlari girintilidir. Çiçekler çok kisa saplıdır. Çanak yaprakları tüp şeklinde, üzeri damarlıdir. Taç yaprakları huni şeklinde, bes parçalı, kirli sarı renkli ve mor damarlıdir. Meyvalari çanak yapraklar tarafindan sarılan, kapak ile açilan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, oval veya böbrek şeklinde, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde altı türü vardır.Hemen hemen her tarafta, tarla ve yol kenarlarında tesadüf edilir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi; yaprakları, kökü ve tohumlarıdir. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanir ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlastiktan sonra alinir, güneste veya daha iyisi 40-50 derecelik firinlarda kurutulur. Yaprak, tohum ve bilhassa köklerde alkaloitler bulunmaktadır. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazi müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Çesitli merhemlerin terkibinde kullanilmaktadır. Bilmeden kullanıldığında sik sik zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir
Bamya (Okra / Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo) Mutedil iklimlerde yıllık, Sıcak iklimlerde ise, bir kaç defa yetiştirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi bes bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze. Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetiştirilmektedir. Akdeniz çevresi, en müsait ve önemli yetişme bölgesidir. Türkiye’nin Erzurum, Kars gibi soguk ve yüksek yerleri hariç, hemen hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir. En çok Akdeniz ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya’da ziraati yapılır. Memleketimizde, Sultani, Amasya ve Balikesir bamya çesitleri taninmistir.
Kullanıldığı yerler: Faydali bir sebzedir. Yas veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlidir. kabızlik tedavisi ve barsaklarin düzenli çalismasi için faydalıdır.
Ballıbaba (Lamium / Lamier / Dead-nettle / Laminum) Ballibabagiller familyasindan mor çiçekli, pembe, krem veya beyaz renkli bir bitki. Memleketimizde 27 türü tesbit edilmistir. çoğu türleri, Bati ve Güney Anadolu’da yaygindir. Bunun yaninda diger bölgelerde de yer yer rastlanmaktadır. En çok bilinen ve kullanılan türleri sunlardir: Beyaz ballibaba (Lamium album): Türkiye'de yetiştiği yerler: Trabzon civari, Bayburt (Kop Dagi), Erzurum, Bingöl daglari ve Rize’dir. Mayis, eylül aylarıarasında beyaz renkli çiçekler açan, 20-30 cm boyunda, çok senelik bir bitkidir. Çitler, koru kenarlari ve rutubetli yerlerde, ekseriya isirgan otlari ile beraber bulunur. Gövdeleri dört köseli, dik, tüylü ve içi boştur. yaprakları saplı ve tüylüdür. Çiçekleri tüplü ve iki dudaklidir. Üst dudak migfer şeklinde, alt dudak üç lopludur.
sarı ballibaba (Lamium galeobdolon): Çiçekleri sarı renktedir. Istanbul ve çevresinde bulunur.
Benekli ballibaba (Lamium maculatun): Çiçekleri kırmızı renkli, yapraklar beyaz ve siyah beneklidir. Kastamonu (Gavurdagi)da bulunur.
kırmızı ballibaba (Lamium purpureum): 10-30 cm boyunda otsu bir bitkidir. Çiçekleri pembe renkli ve küçüktür. kabız ve yaralari iyi edici özellikleri vardır. Nezleye karsi iyi gelir. Memleketimizde çok yayılmıştır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımlari çiçekleri ve çiçekli dallaridir. Çiçekler açilmaya basladiklari esnada toplanir ve gölgede kurutulur. Hafif kabız ve kan kesici özelligi vardır. Idrar yollari hastaliklarinda da kullanilmaktadır. Bütün ballibaba çiçeklerinden Anadolu’da ayni şekilde istifade edilmektedir.
Baldırıkara (Venushaar / Frauenhaar / Capillaire / Maidenhair) Rutubetli ve serin yerlerde, akarsu kenarlarında, kuyu duvarlarında ve magara agizlarinda tesadüf edilen 20-40 cm yükşekliginde otsu bir bitki. Venüssaçi da denilmektedir. yaprakları uzun, ince, parlak, siyah veya kırmızımtrak-siyah saplıdır. Yaprak parçalari açik yeşil renkli ve böbrek şeklinde olup, uç taraflari loplara ayrilmistir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımlari yapraklarıdir. Yapraklar bütün yaz esnasinda toplanir, taze olarak veya gölgede kurutulduktan sonra kullanılır. Tipta çok eskiden beri yumuşatıcı ve balgam söktürücü özelliginden dolayi öksürük ve bronsitlerde kullanılır. Baldirikara surubu da yapılır. Surup, balgam söktürücü olarak faydalıdır. kabız edici etkisi de vardır
Binbiryaprak otu / Kandilçiçegi / Schafgarbe / Milliefeuille / Herbeaux charpentiers / Yarrow) Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında, tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100 cm yükşekliginde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Binbiryaprak otu veya kandilçiçegi olarak da anilmaktadır. Gövdeleri dik, dalsiz ve yumusak tüylüdür. yaprakları sapsiz ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmis olup, yalanci bir semsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun dis tarafinda 5-6 tane dil şeklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta kisminda ise tüp şeklinde, kirli-beyaz renkli erdişi çiçekleri vardır. Meyveleri gri renkli ve tüysüzdür. Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey ve Dogu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi, yaprakli ve çiçekli dallaridir. Dallar ve çiçekler henüz tamamen açilmadan toplanir ve gölgede kurutulur. Bitkinin bu kısımlari uçucu yağ, sabit yağ ve aci glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet verici, uyarici, idrar ve gaz söktürücüdür. Içerisindeki Sincolden dolayi antiseptik, balgam söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir özelligi vardır. Basurda sulu hulasasi fitil halinde verilir. Memleketimizde 20 kadar binbiryaprak otu türü tespit edilmistir. Bunlarin ekserisi halk arasında yukaridaki tür gibi kullanilmaktadır.
Ciğerotu
(Pulmonaria officinalis) Hodangiller familyasindan, 10-15 cm boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir. Çiçekleri önce kırmızımtiraktir. Sonra mor v emavimsi bir renk alir. Gövdesi dik ve tüylüdür. Tanen, müsilaj, şekerler, reçine ve sabit yağ içerir. Tedavi için yaprakları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Gögsü yumsatir. Öksürügü keser. Akciger hastaliklarinda faydalıdır. Idrar söktürür.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Dogu Karadeniz Bölgesi ve Uludag.
Kullanıldığı yerler: iştah artırır, hazmı kolaylaştırır. ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Mide zafiyeti ve eksimelerini giderir. Kansizliktada faydalıdır
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımlari kökleridir. Konya ve Beysehir havâlisinde bu bitkiye dişi çöven ismi verilmektedir. Idrar söktürür. Terletir. Vücuda rahatlik verir. Kusturur ve balgam söktürür. Çöven köklerinde saponin, reçine ve şeker vardır. Eskiden beri temizleyici olarak, lekeleri çikarmak için kullanılır. Memleketimizde ve Yakin Dogu’da “tahin helvasi” yapiminda da kullanıldığı için buna, helvaci çöveni ismi de verilmektedir. Bâzi yörelerimizde ve Kibris’ta, pisirilerek salamura edilen hellim tipi peynirin bozulmamasi için suyuna çöven kökü birakilir. Trakya bölgesinde çöven otundan “köpük helvasi” ismiyle beyaz, köpüksü helva yapılır.
Kir çörek otu (Nigella arvensis): 10-30 cm yükşekliginde mâvi çiçeklidir. yaprakları sivri parçalıdır. tohumları kurt düşürücü olarak da kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımlari tohumlarıdir. tohumları tamâmen olgunlastiktan sonra toplanir ve güneste kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu ve sabit yağ, tanen, şekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmustur. tohumları gaz söktürücü, uyarici ve idrar söktürücü olarak kullanilmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen iyi bir lezzet ve koku degistiricidir. Çörekotunun Anadolu’da bulunan ve ayni şekilde kullanılan diger türleri sunlardir:
Kullanıldığı yerler: ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlik verir. Meyvenin iç kabugu ökse yapiminda kullanılır. Odunu çok sert, agir ve koyu renktedir. Çok iyi cilâ tutar. Tornacilikta, kaplamacilikta, çark dişi yapiminda kullanılır. Körpe dallari kamçi sapi yapmaya yarar. Süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Kullanıldığı yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayi önler. Idrar söktürür. Böbrek ve mesane hastaliklariin iyilesmesine yardimci olur. Mide ve barsak tembelligini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hasta olmayi önler. Barsak kurtlarını döker. ateşi düşürür. Cilde tazelik ve güzellik verir. Distaslarini eritir. Midesi zayif olanlar suyunu içmelidir. Bazi kimselerde allerji yapabilir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi tohumları ve yumrusudur. tohumlarında sâbit yağ, sakkaroz ve kolsisin isimli bir alkaloit bulunur. yumrularında da kolsisin, inulin, yağ, nişasta, sakkaroz bulunmaktadır. Idrar söktürür, kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla kullanilmamalidir. Çigdem tohumu ve yumrusundan hazirlanan preparatlar uzun zamandan beri damla hastaligina karsi kullanilmaktadır. Kolsisin bir ara kansere karsi kullanilmissa da, hayvansal hücreler için çok zehirli oldugundan hâlen terk edilmistir. Kolsisinin hücre bölünmesini durdurmasi etkisinden faydalanilarak, poliploit mutasyonlar elde etmek için zirâatte kullanilmaktadır. Poliploit organizmalar genellikle normalden daha fazla olan büyüklükleri ile göze çarparlar. Bu metod sâyesinde ekonomik deger tasiyan bu bitkilerin yaprak veya meyve ürünlerini arttirmak mümkün olmaktadır.
Kullanıldığı yerler: kullanılan kısımlari tohumlarıdir. Olgun meyveler toplanir, güneste kurutulduktan sonra, sopa ile dövülerek tohumlar meyvelerden disarı çikarilir. tohumlarında müsilaj, uçucu yağ ve sâbit yağ, alkaloit, kolin, rutin gibi maddeler vardır. Eski devirlerde Asya memleketlerinde sehvet arttırıcı ve harplerde cesâret verici olarak çok kullanılırdi. Bugün tasidigi müsilajdan dolayi, yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak kullanilmaktadır. Kuvvet verici ve iştah açıcı olarak, rasitizm, diabet, tüberküloz ve kansizliklarda da kullanilmaktadır. Unu, pastirmanin üzerini örten ve "çemen" ismi verilen karisimi (Bu karisim sarımsak, kırmızı biber ve çemen tohumu unundan ibârettir.) hazirlamak için kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Bronsit verem ve akciger hastaliklarının çabuk isilesmesine yardimci olur. Afrodizyak (Cinsel istekleri artırıcı) özelligi vardır.
Yakici dügünçiçegi (R. acer), yumrulu dügünçiçegi (R. bulbosus), bâsurotu (R. icaria) bataklik dügünçiçegi (R. scelerotus).
Bâsurotu ortaçagdan beri bâsura karsi kullanilmaktadır. Saponin, glikozit ve yakici bir uçucu yağ taşır. Kavak merhemi ile birlikte hâricen basura karsi verilmektedir.
Yetiştirilmesi: Dereotu ekilecek yer, ilkbaharda bellenir ve yanmış gübre ile gübrelenir. Hazirlanan yere serpmek sûretiyle tohum ekilir. Bir tahta yardimiyla bastirilarak, tohumların toprakla temasi saglanir. Ekilen tohumlar, 3-4 hafta geçtikten sonra çimlenir. Yabanci otlar görüldügü zamanlarda elle yolunarak temizlenir, sulamalar yapılır. Hasadi, yaprakları kesmek suretiyle olur ve yikanip demet hâline getirilerek pazara sevk edilir.
Ephedra major (Dik denizüzümü, dagburugu): Iç Anadolu’da özellikle tasli ve çakilli yamaçlarda yetişir. 0.3-2 m boyunda, çali görünüsünde, odunlu bir bitki. Dallar sik, 1-1.5 mm çapinda, koyu yeşil renkli ve çiplaktir. Yapraklar derimsi ve küçük, meyve kırmızı, nâdiren sarı renkli, küre şeklide ve üzümsüdür.
Ephedra distachya: vatanı Akdeniz çevresi memleketleridir. Memleketimizde Kars, Kayseri, Çanakkale çevresinde yetişmektedir.
Ephedra sinica: Çin’de 5000 yildan beri taninan ve halk tibbinda kullanılan önemli bir bitkidir. Bu bitki özellikle Güney Çin’de deniz kenarina yakin yerlerde yetişir. Bugün Kuzey-Bati Hindistan ve Bati Pakistan’da yetişmektedir. Bitki 60-90 cm yükşekliktedir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve Iç Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi kuru dallaridir. Bilesiminde, Ephedrin alkaolidi ve tanen vardır. Ephedrin astima karsi kullanılır. Eski devirlerden beri Çin’de ve Orta Asya’da terletici, ateş düşürücü, romatizma ağrılarini ve astim nöbetlerini dindirici olarak kullanilmistir. Fakat bugün çoğunlukla astim nöbetlerini dindirici ve yüksek ateşe karsi kullanilmaktadır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli bogazlar. vatanı Anadolu’dur.
Kullanıldığı yerler: Basir memelerini gidermek ve nasir tedavisi için kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi, toprak üstü kısımlari, yâni çiçekli bitkidir. Çiçek açma mevsiminde çiçekli dallar toplanir, demet yapilip havadar bir yerde kurutulur. iştah açıcı, uyarici, yaralari iyi edici ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Bitki uçucu yağ, aci maddeler, tanen, glikozit ve saponinler taşır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin sebze olarak kullanılan kismi, çiçek tablasi ile tâze dip yaprakları ve kökleridir. Yapraklar ve kökte eynarin isimli aci bir madde, inulin, tanen ve filavon bünyesinde bir glikozit vardır. Tâze yaprak ve köklerinden yapilan hulâsa ve tâze yapraklardan hazirlanan çay, safra çoğaltıcı ve idrar arttırıcı olarak Karaciğer hastaliklarinda kullanılır. Kanda kolesterini azaltır. ateş düşürücü ve iştah açıcı tesirleri vardır. Ayrica, idrar söktürür, bedeni ve ruhi bitkinligi giderir, romatizma ve şeker hastaliklari için faydalıdır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kismi kökleri ve yapraklarıdir. Kökleri sonbaharda toplanip, birkaç gün, havada sonra hafif isida kurutulur. Kökleri kalın, dişi siyah, içi beyazdir. Özel bir kokusu, tatlimsi ve kekremsi bir tadı vardır. Bilesiminde uçucu ve sâbit yağlarla, reçine, nişasta ve etkin madde filisin vardır. Barsak parazitlerine karsi çok eski târihlerden beri kullanilmaktadır. Toz veya hulasa hâlinde alinir. Müshil olarak yaği ilâçlarla verilmemelidir. Zîrâ yağlar, ilâçtaki toksin maddelerin yayilmasini kolaylastirarak siddetli zehirlenmelere sebeb olabilir. Tavsiye edilen miktarin dişina çikmamalidir.















