Bilgisi olmamasına rağmen herkesin konuştuğunu belirten Bakan Mehdi Eker, "Göreve ilk başladığım günlerde şöyle bir şey duymuştum: Birisi çileğe hormon atfederek, 'Benim bir hastam var. İki tane çilek yemiş. Bu çocuk 4 yaşında, şu hastalıklar oluşmuş.' dedi. Eğer bilse ki o değerli insan, çilek yetiştiriciliğinde hormona ihtiyaç yoktur. Çileğin üretiminde hormon kullanılmaz. Bilse bunu söylemeyecek. Bunun için bir şey konuşulur, sebze gösterilir, domates gösterilir, salatalık gösterilir. Alakalı alakasız. Mesela enflasyon rakamları verilir. Kışın ortasında domateste, patlıcanda fiyat şöyle oldu diyor. Halbuki onun içindeki oran nedir, kışın çok ucuz patlıcan olması gerekir mi bunlar bilinmez. Hayvancılık için de bu böyledir." şeklinde konuştu.
'KÜLTÜRÜ TARIM BELİRLER'
Bir ülkenin kültürünü, coğrafyası ve tarım politikasının belirlediğini söyleyen Bakan Eker, "Tabii bir ülkenin coğrafyası, o ülkenin tarımını tayin eder. Hangi ürünleri yetiştirebiliriz, bize o söyler. Bizim bir manada tarımsal yapımızı, kültürümüzü de tayin eder, çünkü bizim yetiştirdiğimiz tarımsal ve hayvansal ürünler yiyeceklerimizi, içeceklerimizi tayin ediyor. Düzenlemelerimizi, mevzuatımızı, ticaretimizi, sanayimizi de onlar belirliyor. Türkülerimizi, ağıtlarımızı, konuşmalarımızı, âdetlerimizi, geleneklerimizi de tayin edici role sahip oluyor. O bizim kültürümüz oluyor. Onun için boşuna dememişler ki Latince'de kültür kelimesi ekip biçmektir. Kültür demek, tarım demektir. Ülkenin kültürünü, tarımı ve hayvancılığı belirler." dedi.
ANGUS ELEŞTİRİLERİNE SERT CEVAP
Süt ve et üretimindeki hayvanların birbirinden ayrı olması gerektiğini anlatan Bakan Eker, "Hayvancılık da bizim kültürümüz. Büyük ölçüde birkaç havzayı çıkaralım, sonuçta bozkırdır. Orta Anadolu, Güneydoğu Anadolu, önemli ölçüde Doğu Anadolu hububat ve koyun üzerinedir. Boşuna dememişler, 'Türkiye'de buğday ile koyun, gerisi oyun.' diye. Bu 50 yılın, 20 yılın kültürü değil, binlerce yılın kültürüdür. Anadolu'da beni, angus getirdi diye tenkit ediyorlar. Sanki holstein, montofon yerliydi, onlar dışarıdan gelmedi. Anadolu'nun varlığı koyun. Sığır otu diliyle koparır, koyun dişiyle. Diliyle koparabilmesi için şu kadar ot olması lazım, çok yağmur, yağış olması lazım. O ot ve yağış olmadan, 30-35 litre süt veren, 400-500 kilo ağırlığa ulaşan et hayvanı yetiştiremezsiniz. Yetiştirirseniz yüksek yem vereceksiniz, onu da parayla almak zorundasınız. Ot azsa maliyetin yüzde 70'iyle rekabet edemezsiniz, çünkü hayvancılık işletmesinde maliyetin yüzde 70'ini yem oluşturur. Sen şimdi dışarıdan işletmeye yem alacaksan, onunla hayvancılık yapacaksan, bu neye benziyor biliyor musunuz? Kasabada, şehirde oturuyorsunuz, günde üç öğün lokantadan eve yemek taşıyorsunuz. Bunu bileceğiz. Biz ne yaptık? Toplum olarak binlerce senedir küçükbaş hayvancılık üzerine gelişen bir hayvancılık kültürümüz var. Hububat, küçükbaş hayvan, dağlarda keçi, düzlüklerde, yaylalarda koyun, hep böyle. Biz Anadolu'daki yerli sığır ırklarına bakalım, hepsi rengiyle anılır. Boz ırk, Güney Anadolu kırmızısı, yerli kara. 700-800 litre süt verir, 1 ton bile değil. Nasıl rekabet edeceksin? Onun için cumhuriyet kurulduktan sonra İsviçre'den montofon, Almanya'dan holstein ithal edilmiş. Koyunculuğu, keçiciliği şehirleşmeyle birlikte terketmişiz, hayat tarzını değiştirmişiz." diye konuştu.
Kendisini eleştirenleri önemsemediğini, çünkü bu çalışmaları tarihin bir gün yazacağını söyleyen Eker, "Muhalefet partileri, angus getirdik diye tenkit ediyor. Helâl olsun onlara, tenkit etsinler, tarih bunu yazacak. Türkiye, etçi ırklardan kırmızı etini üretmeye şu dönemde başladı diyecek tarih. Ben o misyona, o role talibim. Sütçü hayvanın erkeğinden et temin etmek fakir ülkelerin işi. Artık Türkiye bunu geliştirmek, değiştirmek zorunda. Sütünü sütçü ırktan, etini etçi ırktan almak durumunda. Doğru olanı bu. Aradaki randıman farkı en az 10-15 puandır. Sütçü ırkın erkeğinden yüzde 50 randıman alırsınız, yani 400 kg. canlı ağırlığın 200 kg.'ı kemikli ettir, ötekinde yüzde 65'tir. Hangisi verimli? Sektör diyecek ki rekabet edemiyoruz, destek verin. Tamam da 15 puan randıman farkın varsa uluslararası pazarda bununla nasıl rekabet edeceksin? Dünyada etçi ırklar var, tıpkı sütçü ırklar gibi. Türkiye holsteini, montofonu ithal etmiş, doğrudur, karar doğru. Etçi ırklar da var, kuzey ülkeleri üretmiş. Orada yağmur yağış çok, ucuza mal ediyor. Hayvan, istediği kadar ot yiyebiliyor. Verimi yüksek. Biraz da ıslah etmişler ve ortaya bu sonuç çıkmış." şeklinde konuştu.
(CİHAN)















