Eskilerin ağzında ise hep aynı nakarat; 'Bizim zamanımızda yiyeceklerin
tadı da kokusu da bir başkaydı.' Haklılar... Gelişen teknoloji ve bilim
dünyasından gıdalar da nasibini aldı. 3 günde bozulan süt, belki aylarca
saklanabiliyor dolapta. Sulanması gereken yoğurt, sulanmıyor artık.
Meyveler kokmaz, tadları kimi zaman yenmez oldu.. Bir de GDO hortladı
ki, zararları saymakla bitmiyor.. Çok konuşuldu, çok tartışıldı. Ancak
medyada en net tavır Genel Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Kenan
Demirkol'dan geldi. Demirkol'a göre; toplum olarak çok büyük risk
altındayız.
- Türkiye'de şu anda Genetiği değiştirilmiş kaç çeşit gıda var?
- Şu anda 16 tane GDO'lu ürüne izin verildi. Bunlardan 3'ü soya
fasülyesi 13'ü de mısır. Bunların hiçbirinin gıda amaçlı kullanılmasına
izin verilmedi. Hatta hapis cezası bile var eğer gıda amaçlı
kullanılırsa.. Ama hayvan yemi olarak kullanılan, dolayısıyla biz o
hayvansal ürünleri yediğimiz zaman bize geçen GDO'ların olduğunu daha
önceki bilimsel çalışmalarla kanıtlandı.
DENEYLERLE KANITLANDI: ORGAN HASARLARI, KISIRLIK, ÖLÜ DOĞUM RİSKİ VAR
- Bunlar hangi besinler olabilir peki?
- Her türlü hayvansal yumurtadan tutun, tavuğa, kırmızı ete, balığa
kadar. Şimdi bunların kullanımından bu yana Amerikan hastalık denetleme
dairesinin açıklamasına göre, GDO'ların kullanıldığı 96 yılından beri,
hem alerji hem de alerjiye bağlı ölümler birkaç misli arttı. Diğer
taraftan bu tür gıdaların insanlara vereceği zarar ancak zamanla ortaya
çıkar. Bu yüzden hayvan deneylerinin yapılması gerekir. Viyana
Üniversitesinin yaptığı Hayvan deneylerinde ciddi organ hasarları,
kısırlık, ölü doğum ortaya çıktığı saptandı. Ayrıca gıda güvenliğinde
şöyle bir ilke vardır; eğer emin değilseniz kuşkunuz varsa o gıdayı
piyasaya sürmemelisiniz ve bu ilke ne yazık ki ne Avrupa'da ne
Türkiye'de işletilmiyor.
SEBZE VE MEYVELER KANSERE SEBEP OLABİLİYOR
Tarım ilaçları kendi başına zaten ciddi bir sakınca oluşturuyor. Tarım
ilaçları bugün çocukluk çağı kan kanserinin başlıca nedeni olarak
sayılıyor. Tarımda her türlü yapay unsur, yapay gübre, tarım ilacı, bu
GDO'lu ürünler bütün insanlık için büyük bir risk.
-Bunlar riskli dediğimiz başlıca besinler var mı?
- Et, yumurta, tavuk, balık, süt bunların her birinin çok iyi analiz
edilmesi gerekiyor. Piyasaya sürülmeden önce.. GDO'lu yemle beslenmiş
hayvanların sütünde de, değişime uğramış gen daha önce bulundu,
Avrupa'da açıklandı. Ayrıca GDO'lu yemle beslenen hayvanların dışkısında
değişime uğramış genlerin aktif bir şekilde var olduğu, dolayısıyla siz
bu hayvan gübrelerini tarımda kullandığınızda kendi yediğiniz
ürünlerinizin de GDO'luya dönüşme olasılığının olduğu bilimsel olarak
kanıtlandı.
EN BÜYÜK HATAMIZ...
Bugün Avrupa Birliği ülkeleri bile Avrupa Birliği'nin Gıda Güvenliği
otoritesine güvenmiyor. Merkezi bu sistemden kopmak istiyor ve her ülke
kendi BİO güvenlik kurulunu kurma çabasında. Avrupa'da şaibeli olduğu
artık kesin olan ve devletler tarafından reddedilen bir kurumu bizim baz
almamız çok yanlış oldu.
- Ne yapacağız peki?
Bireysel olarak yapabileceğiniz çok bir şey yok. Çünkü siz aldığınız
hayvansal ürünün GDO'lu bir yemle beslenen bir hayvandan olup olmadığını
bilme şansınız yok. Çünkü Avrupa Gıda Güvenliği otoritesi yemle
beslenen hayvanların ürünlerinin GDO'ludur diye etiketlenmesine
zorunluluk getirmiyor. O yüzden Almanya, Fransa, İrlanda gibi büyük
ülkeler, hayvansal ürünlerin üzerine GDO'suzdur yazılma yetkisi
vermiştir. Benim de tavsiyem Türkiye'deki namuslu üreticilerin, GDO'lu
yem kullanmayan üreticilerin ürünlerinin üzerine GDO'suzdur
yazmalarıdır.
-Toplum olarak büyük risk altındayız diyebilir miyiz öyleyse?
- Kesinlikle öyle, büyük risk altındayız...
Tuğba KARAGÜLLE / SAMANYOLUHABER.COM