Yeni bir yıla giriyoruz. Gelenek oldu. Geçmiş yılın değerlendirmesini yapacağız.
2011'de tarıma damgasını vuran gelişmeler özetle şöyle:
1-Bu yılın en önemli gelişmesi genel seçimdi. Seçim yılları geçmişten bu
yana tarımda çok önemsenir. Siyasilerin tarıma bakışı seçim yıllarında
farklılaşır. Üreticiler hatırlanır. Destekler daha erken ödenir.
Geçmişten kalan çiftçi alacakları ödenir. Vaatler havada uçuşur. Bu
seçimde de öyle oldu.12 Haziran 2011'de yapılan genel seçimde
iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP) büyük bir başarı ile çıktı.
Bu başarıda tarıma yönelik seçim yatırımları da etkili oldu. Seçim
öncesinde ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) kapsamlı bir tarım
raporu hazırladı. Fakat raporu anlatmakta zorlandı. Hükümetin
uygulamalarından şikayetçi olan tarımcılar ezici bir çoğunlukla yine
AKP'ye oy verdi. Seçimden sonra kurulan hükümette Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker koltuğunu korudu.
2-Bakanlığın adı değişti. 12 Haziran seçimine 4 gün kala 8 Haziran
2011'de Resmi Gazete'de yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı'nın adı 37 yıl önce olduğu gibi Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı oldu. Bakanlık yeniden yapılandırılıyor. Tarımsal
Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü(TÜGEM), Koruma ve Kontrol Genel
Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Tarımsal
Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği
Koordinasyon Daire Başkanlığı ve daha bir çok birim kapatıldı. Yerine
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü,
Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü,
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği ve
Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü gibi yeni birimler kuruldu. Bakanlık
taşra teşkilatı da yeniden yapılandırıldı. Tarım İl Müdürlükleri, Gıda
Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü oldu.
3- İlk kez bakan yardımcısı atandı. Önceki dönem AKP Diyarbakır
Milletvekili olan Kudbettin Arzu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan
Yardımcısı oldu.
4- Geçen yıl başlayan canlı hayvan, karkas et ve kurbanlık hayvan
ithalatı 2011'de artarak devam etti. Et ve Balık Kurumu ihaleler yaparak
ithalatı sürdürdü. 28 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan
Bakanlar Kurulu Kararı ile Et ve Balık Kurumu'na verilen ithalat yetkisi
31 Aralık 2012'ye kadar uzatıldı.
5-Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, büyük hayvancılık
işletmelerini "spekülatör" olmakla ve et fiyatını yükseltmekle suçladı.
Koç Holding, Banvit gibi dev işletmeler yerli besi danası almaktan
vazgeçti. En küçük işletmeden en büyük işletmeye kadar hemen herkes
ithalatçı oldu. Türkiye'nin karkas et ve canlı hayvan ithalatı 1.5
milyar doları aştı. İthalat devam ederken yerli besici hayvanını
kesmekte zorlandı. Çok sayıda işletme hayvanlarını zararına satarak
sektörden çekilmek zorunda kaldı. Hükümet et ve canlı havan
ithalatındaki vergi oranlarını defalarca değiştirdi.
6-Yıllar sonra Almanya ve Fransa gibi Avrupa'nın en önemli hayvancılık
ülkeleri ithalata açıldı. Avrupa'nın ithalata açılması ile deli dana
(BSE) hastalığı riski gündeme geldi. Macaristan ile ithalatta sorunlar
yaşandı.
7- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile toptan et satışlarında
katma değer vergisi(KDV) yüzde 8'den yüzde 1'e indirildi. Fakat, bu
indirim tüketici fiyatlarına yansımadı. Binlerce ton et, binlerce baş
canlı hayvan ithalatına ve toptan etteki katma değer vergisinin
düşürülmesine rağmen kırmızı et fiyatı düşürülemedi. İthal edilen etin
büyük bölümü yerli et diye satışa sunuldu.
8-Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, tarım sektörü 2011'in ilk 9
aylık döneminde yüzde 5.1 oranında büyüme kaydetti. Aynı dönemde
ekonomideki büyüme yüzde 9.2 oldu. Yılın son çeyreğine ilişkin veriler
yılbaşından sonra açıklanacak. Tarım sektörünün 2011'i büyüme ile
kapatması bekleniyor.
9-Tarıma 2011'de 6.9 milyar lira destek verildi. Bu destekte en büyük
payı hayvancılık sektörü aldı. Hayvancılığa verilen desteğin 1.4 milyar
lira seviyesinde olması bekleniyor.
10- Avrupa Birliği, Türkiye'ye ilişkin 2011 İlerleme Raporu'nda
tarımdaki gelişmeleri değerlendirirken bazı ilerlemelerin kaydedilmesine
rağmen yeterli olmadığı özellikle canlı hayvan ve et ithalatından
kapıların sonuna kadar açılması istendi.
11-Hayvansal ürünlerde piyasa düzenine geçilmesi için yasa taslağı hazırlandı. Ancak, çalışmalar 2012'ye kaldı.
12-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzası ile 6 Eylül 2011 tarihli Resmi
Gazete'de 2011/13 Sayılı "Yerli Ürün Kullanılması" genelgesi yayınlandı.
Ancak, canlı hayvan ve et olmak üzere tarımda ithalat aynen devam
etti. Türkiye'nin yılsonu itibariyle tarımsal ürün ihracatının 12
milyar dolara, ithalatının ise 13 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
13-Güney Afrika Boynuzu'nu kasıp kavuran kuraklığa bağlı olarak on
binlerce insan açlıktan öldü. Özellikle Somali'de yaşananlar, dünyada
tarımsal üretimin, gıdaya ulaşmanın önemini gösterdi. Kendi kendine
yeterliliğin palavra olmadığı bir kez daha kanıtlandı.
14-Ziraat Bankası'nın 2010'da başlattığı sıfır faizli kredi uygulaması 1
Ağustos 2011 itibariyle sona erdi. Ziraat Bankası'nda başarılı bir
dönem geçiren Can Akın Çağlar'ın yerine Hüseyin Aydın getirildi. Hüseyin
Aydın göreve geldikten sonra 11 genel müdür yardımcısını değiştirdi.
Tarımsal kredi hacmi 24 milyar liraya ulaştı.
15-Biyogüvenlik Kurulu kararı ile genetiği değsiiştirilmiş organizmalı
(GDO) 3 çeşit soya ve 13 çeşit mısırın ithalatına resmen izin verildi.
Böylece ilk kez yasal olarak GDO'lu ürünler Türkiye'ye girdi.
Ali Ekber Yıldırım - Dünya Gazetesi