Acer Palmatum 'lar Japonya, Çin ve Kore'ye özgü, 5 uçlu yaprakları olan küçük
ağaçlar ve çalı türleridir. Doğada bulunan yüzlerce değişik türü
vardır. Palmatumlar diğer akçaağaç (acer) türlerinden 5 uçlu yaprakları
ile ayrılırlar. Hemen hemen tüm bonsai tekniklerine uyumlu olmaları,
güzel yaprakları ve etkileyici dal yapıları ile bonsai dünyasında
oldukça popülerdirler.
Bu türün içindeki ağaçlar yetişme alışkanlıkları, yapraklarının
büyüklükleri/şekilleri ve yaz/sonbahar aylarındaki renkleri ile kendi
aralarında da geniş bir çeşitliliğe sahiptirler. Kırmızı yapraklı
türler (daha güzel görünmelerine rağmen) yapraklarındaki klorofil
eksikliğinden dolayı daha zayıfken, yeşil yapraklı türler genelde daha
sağlam olurlar.
Çiçekler ve anahtar şeklindeki meyveleri (key-shaped fruit) oldukça
ufak olduğundan kolayca gözden kaçabilirler. Akçaağaçları (acer
palmatum) yetiştirirken karşılaşılabilecek ana sorun oldukça ince olan
yapraklarını güneş ve rüzgar yanıklarından koruyabilmektir.
Akçaağaç Bonsaileri ili İlgili Notlar:
Yer: Yaprakları güneş ve rüzgar yanıklarından korumak için direk
güneş ışığından ve kuvvetli rüzgarlardan korunması gerekmektedir.
Bununla birlikte baharda ve sonbaharda iyi ışık alması kuvvetlenmesine
ve yaprak renginin güzelleşmesine yardım eder.
Kış: -10 ºC'nin altındaki soğuklardan korunması gerekir.
Sulama: Hızlı büyüme dönemlerinde su ihtiyacı ani şekilde
artabilir. Bu dönemlerde toprağın tamamen kuruması beklenmeden
sulanmalıdır. Güneş yanığına sebep olmamak için kuvvetli güneş ışığı
aldığı saatlerde yapraklarını ıslatmamaya özen gösterin. (Çevirenin
notu: Bu konuya katılmayan bonsai ustaları da var. Değerlendirme
sizin..)
Beslenme: Yaprakları karşılaşabileceği tehlikelere karşı
kuvvetlendirmek ve ağacın hızlı gelişmesini sağlamak için baharda
yaprak tomurcukları patlar patlamaz yüksek nitrojen gübresi haftada bir
verilir. Gübrelemeyi erkenden bitirmek kısa yaprak düğümleri (internode
kelimesinin karşılığı olarak bunu kullandım, yaprak sapı da
denilebilirdi belki) oluşmasını ve bitmiş ya da gelişmiş ağaçlarda daha
iyi gelişim olmasını sağlar.
Yapraklar sertleşmeye başlayınca 15 günde bir daha dengeli bir gübreyle
işleme devam edin. Son olarak Ağustos sonunda, kış başlamadan önce bu
yeni çıkanların iyice sertleşmesi için 15 günde bir düşük nitrojen ile
besleyin. Bütün sezon boyunca az nitrojenle beslenmiş ağaçlarda
sonbaharda muhteşem renkler görülür ancak bu da yavaş büyüme sağlar.
Saksı Değiştirme: Ağaç 10 yaşını geçene kadar her 1 veya 2
yılda, baharda tomurcuklar patlarken saksısı değiştirilir, gerektiği
kadar da bonsai toprağı ilave edilir.
Budama: Yaprak ve dallardaki yeni alanları şekle sokma gereği
hissedilmiyorsa gelişme mevsiminde patlayan ilk 1 veya 2 yapraktan
sonrası kesilebilir. Kısa yaprak düğümlerine (short internodes) ihtiyaç
duyan ağaçlar için yeni çıkan karşılıklı iki yaprak elle koparılabilir.
Bu işlem kısa yaprak düğümlerine sahip hoş, ince dallar üretecek ve
tomurcuklanmanın tekrarlamasını sağlayacaktır. Uzun yaprak düğümlerine
sahip bütün sürgünleri yok edin.
Yaprak kesme işlemi yaz ortasında uygulanabilir. Bu daha küçük
yapraklar, daha iyi dal yapısı ve sonbaharda daha kuvvetli yaprak rengi
oluşmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte yaprak azaltma (defoliation)
sadece sağlıklı ağaçlara uygulanmalı, saksı değiştirildiği yılda, zayıf
yapılı olan kırmızı yapraklı türlerde ve iki yıl ardarda yapılmamalıdır.
Ağır budamalar ve şekil kazandırmayı sağlayacak budamalar sonbahardaki
yaprak dökümünden –tercihen bir hafta- sonra veya yarı uyuma döneminde
olduğundan yaraların daha çabuk iyileşeceği yaz ortasında yapılabilir.
Bahar süresince asla budama yapmayın çünkü bu dönemde akçaağaç türleri
çok miktarda bitki öz suyu kaybedebilirler ki bu da bitkinin
zayıflamasına hatta dal kaybına neden olabilir. Ayrıca bütün yaraların
mühürlendiğinden/macunlandığından emin olun.
Yapraksız kış görüntüleriyle sergilenmesi amaçlanan ağaçlarda yaz budamaları düşünülebilir.
Tel Sarma: Tel sarma bahar öncesi ile sonbahar sonrasındaki
herhangi bir süreç içinde gerçekleştirilebilir. En uygunu baharda
tomurcuklanma başlamadan önce, yaz ortasında yaprak kestikten sonra
veya yaprak dökmesinden sonra çıplak dalları telle sarmaktır. Yılın bu
dönemlerinde dallar yapraklarla dolmamıştır ve dallarda esnekliği
sağlayacak özsu miktarı da yeterince çoktur.
Bahardaki tel sarmalarda dikkatli olunmalıdır çünkü yeni tomurcuklar
zarar görebilir ve bahardaki hızlı gelişime ayak uyduramayan tel
dallarda sıkışma izleri bırakabilir. Yaprak dökümünden sora yapılan tel
sarma işleminde ağaçlar ağır soğuklardan korunmalıdır çünkü dallar
bahardaki yeşerme sezonuna kadar kendini yeterince iyileştiremezler.
Kışın dallar epeyce kırılgan ve nazik olacağından aniden
kırılabilirler. Bu yüzden kış mevsiminde tel sarma işlemi ancak çok
nazik bir şekilde yapılacaksa denenmelidir.
Üreme: Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekin. Üremenin esas yolu
ise daldan köklendirme (air-layer) yöntemidir ve Mayısta bahar
sürgünleri kalışlaştığında uygulanmalıdır. Kesikler çok kolay
yapılabilir ancak yüksek hata oranı mevcuttur. Dolayısıyla düzgün bir
şekilde tutması 2 veya 3 sezon (buradaki season kelimesini mevsim
olarak değil sezon olarak çevirdim, mevsim olarak değerlendirenler öyle
uygulasınlar) alabilir.
Zararlı Böcekler ve Hastalıklar: Yaprak bitleri, kabuk zararlıları, tırtıllar ve Verticillum wilt (yaprakları solduran bir virüs türü olabilir) virüsleri.
Gübre eksiği nedeniyle zayıf kalması, zayıf kök sistemi, saksı
değişimi, yetersiz veya aşırı sulama, uyku dönemini geçirememesi gibi
etkenler ağacın yaprak yanması olaylarına daha açık olmalarına neden
olurlar.
Stiller: Literati stili haricindeki tüm stiller uygundur.
Özel Bilgiler: Beş uçlu akçaağaçların bazı türleri yetişme
alanından kaynaklanan farklılıklar gösterebilirler. Çalılık türünde
olanlar (örneğin Kiyohime türü) temel olarak daha baskındırlar ve
budamada dikkat edilmezse birçok seyrek zirve oluşabilir.
Çok sıcak iklimler için uygun olduğu şüphelidir. Aşırı sıcaklarda
yaprakları sağlıklı tutabilmek –ve hatta ağaçta tutabilmek- için
durmadan uğraş vermek gerekebilir. Akçaağaçlar ayrıca bur uyuklama
dönemine (dormant period) ihtiyaç duyarlar (10 ºC'nin altındaki kış
günlerinde en az 44 gün boyunca). Birkaç sezon boyunca uyuklama dönemi
geçirmeden hayatta kalabilir ancak gittikçe kuvvetlerini kaybederler ve
eninde sonunda ölümle karşı karşıya kalırlar.