BOZKURT
Bozkurta halk arasında Karakurt da denilir. Bu zararlının kurtları (larvaları) grimsi siyah renkli, yarım parmak (3.5-4 cm) uzunluğundadır. Larva (kurt) kendini kırmızımsı kahverengi bir kabuk içinde korur. Buna pupa denir. Bu kabuk içindeki kurtlar (pupalar), toprağın altında (8-10 cm derinliğinde) toprak odacıkları içinde bulunurlar. Pupalardan sonra, vücutları siyahımsı ve yarım parmak uzunluğunda ergin kelebekler çıkar.
ZARAR ŞEKLİ
Bozkurtun larvaları (kurtları) büyümek için ayçiçeğimizin daha fide devresinde taze yaprak ve sürgünlerini yer. Bu larvalar büyüyünce bitkiyi toprak yüzeyine yakın yerden (kök boğazından) keserek veya kemirerek bitkinin kırılıp, kurumasına neden olurlar.
YAŞAM ŞEKLİ
Zararlı, kışı pupa ve larva halinde toprakta veya bitki artıkları içinde geçirir. Nisan sonu-Mayıs başı döneminde kelebekler ortaya çıkar. Bu kelebekler çiftleşerek, yumurtalarını bitkilerin sap ve yaprağı üzerine bırakırlar 8-10 gün sonra açılan yumurtalardan, larvalar meydana gelir. Bunlar tekrar gelişmelerini tamamlayıp toprak içinde pupa olurlar. Pupalardan yine kelebekler çıkar. Bir yılda 2 kez kelebek çıkışı olmaktadır.
MÜCADELESİ
Kültürel (İlaçsız) Mücadele
Sonbaharda ayçiçeği tarlaları derin sürülmeli, ilkbahar başında yabancı otlar sökülüp yok edilmeli, eğer tarlamızda bir metrekarede 1-3 arasında bozkurt varsa ilaçlı mücadeleye başlanmalıdır.
Kimyasal (İlaçlı) Mücadele
10 kg kepek ve ilaç kuru kuruya karıştırılıp, buna 5 litre su ve yarım kilo şeker ilave edilerek süngerimsi bir hal alana kadar karıştırılır. Böylece ilaç hazırlanmış olur. Bu zehirli yem, akşam üzeri bitki köklerine yakın yerlere serpilir. İlaçlar ve kullanım dozları hakkında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerine danışılmalıdır.
YEŞİLKURT
Bozkurt gibi Yeşilkurtun da erginleri kelebektir ve asıl zararı larvaları (kurtları) verir. Larvalar gri, kahverengi, yeşil veya soluk sarı renkli ve yarım parmak (3-4.5 cm) uzunluğundadır.
ZARAR ŞEKLİ
Yeşilkurt larvaları yaprakların damarları kalacak şekilde yerler ve ayçiçeği tablasına da zarar verirler.
YAŞAM ŞEKLİ
Kışı pupa halinde geçirir. Nisan sonu-Mayıs başında kelebek olurlar. Çiftleşen kelebekler yumurtalarını yaprakların alt yüzüne veya tablaya bırakırlar. 5-10 gün sonra yumurtadan çıkan larvalar zarar vermeye başlar. 15-25 günde gelişimini tamamlayan larvalar, toprağın 5-10 cm derinliğinde tekrar pupa olurlar. 25 gün sonra yine kelebekler çıkar. Bu hayat devresi Ege Bölgesi’nde 3-5, Çukurova’da ise 5 kez tekrar eder.
MÜCADELESİ
Toprak çok iyi ve derin sürülmeli ve pupalar yok edilmelidir. 100 bitkiden beşinde yumurta veya genç larva veya zarar belirtisi varsa, ilaçlı mücadele yapılmalıdır. İlaçlamada sırt pülverizatörü veya traktörle çekilen pülverizatör kullanılır. İlaçlama, yaprakların alt yüzeyini ıslatacak şekilde sabah veya akşam yapılır. Uygun ilaç ve uygulama dozunun seçimi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerine danışılmalıdır.
ÇAYIR TIRTILI
Önemli zararlar veren bir canlıdır. Ülkemize dış ülkelerden gelerek zarar verir. 10-15 yılda bir salgın yapar. Çayır tırtılı 1 cm vücut uzunluğunda, kanatları üzerinde beyaz sarı renkli çizgi ve lekeler olan açık kahverengi bir kelebektir.
ZARAR ŞEKLİ
Bitkilerin yaprak, tomurcuk ve çiçek yapraklarını yer ve bitkileri tamamen yapraksız bırakabilir.
YAŞAM ŞEKLİ
Kışı larva halinde 5-7 cm toprak içinde geçirir. İlk kelebekler Nisanda çıkar. Kelebekler yumurtalarını yabancı ot (özellikle Sirken) yapraklarının alt yüzüne bırakır. 4-6 gün sonra yumurtalardan larvalar çıkar ve önce yabancı otlarda beslenir daha sonra ayçiçeği, şekerpancarı gibi ürettiğimiz ürünlere geçer. Daha sonra pupa dönemi için toprağa inerler. Bir yılda 2-5 kez kelebek çıkışı olabilir.
MÜCADELESİ
Kültürel Mücadele
Bu zararlı ile mücadelede yetiştirme tedbirlerini kullanmakta büyük ölçüde yarar vardır. Sonbaharda tarlalar derin sürülmeli, İlkbaharda ot mücadelesi yapılmalıdır. Ayrıca, yonca, üçgül gibi yem bitkilerini de erken biçmekte fayda vardır.
Kimyasal Mücadele
Eğer bir bitkide 3-5 veya bir metrekarede 20 larva varsa, ilaçlı mücadeleye başlanılmalıdır.
Başarılı olmak için, larvalar küçükken, sabah veya akşam saatlerinde yaprakların alt yüzlerini ıslatacak şekilde ilaçlama yapılmalıdır.
Uygun ilaç ve doz seçimi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerine danışılmalıdır.
MAKASLI BÖCEK
Makaslı böceğin erginleri mat siyah renkli, 1.5-2 cm uzunluğunda ve sert kabukludur.
ZARAR ŞEKLİ
Tarlaya ayçiçeği ekilmeden önce yabancı otlarla beslenen böcekler, ayçiçeği topraktan çıktığında, fideyi toprak düzeyinden keserek yuvalarına taşırlar. Ayçiçeğinden başka mısır, buğday, fasulye ve soğana da zarar verirler.
YAŞAM ŞEKLİ
Kışı toprağın 50-60 cm derinliğinde, yuvalarında geçiren erginler, genellikle Mart ayı ortalarında toprak yüzeyine çıkarlar. Her ergin kendine yeni bir yuva yapar ve akşam üzerleri beslenirler. Nisan sonuna doğru çiftleşerek, yumurtalarını toprağın 50-60 cm derinliğinde yeni açtıkları yuvalara bırakırlar. Yumurtlama 1.5 ay sürer. Yumurtalardan çıkan larvalar gelişir pupa olurlar ve gelecek Mart’a kadar toprak altında kalırlar. Yılda 1 kez döl verirler.
MÜCADELESİ
Kültürel Mücadele
Tarlada yabancı ot gelişimi engellenmeli, tarlada derin sürüm yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
Eğer 1 metrekarede 2-4 ergin böcek varsa veya kesik bitki sayısı 15-40 ise, ilaçlı mücadeleye karar vermelidir.
Bunun için Mart ayında toprak yüzeyleri, Mayıs ayında ise, toprak yüzünde yuvalara açılan delik ağızları ilaçlanır. Yüzey ilaçlaması sırt veya göğüs körükleri, yuva ağızları kaşık vb. aletle yapılır. “% 5 Carbaryl” ilaçlardan herhangi biri dekara 3 kg olacak şekilde kullanılır. Uygun ilaç ve doz seçimi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerine danışılmalıdır.
AYÇİÇEĞİ MİLDİYÖSÜ
(BODUR VEYA KÖSE HASTALIĞI)
Bitkiler 2 yapraklıdan 6 yapraklı olana kadar bu hastalığa yakalanabilirler. Hastalığın belirtileri de hastalanma dönemine göre değişir.
Topraktan yeni çıkmış bitkiler hastalığa yakalanırlarsa toprak yüzüne devrilirler. Bu dönemden sonra hastalığa yakalananlar bodur kalırlar. Bu görünümleri nedeniyle halk arasında hastalık ”bodur ” veya “köse” olarak adlandırılır. Yaprak damarları boyunca açık sarı bir renk değişmesi dikkati çeker. Nemli havalarda bu sarı leke altında beyaz bir örtü görülür.
Hasta bitkilerde tabla içi tam olmaz, tabla sapları kıvrılmaz, dik durur. Tohum ekiminden 15 gün sonrasına kadar yağışlı giden havalarda, hastalığın ortaya çıkma şansı büyüktür.
MÜCADELESİ
Ayçiçeği tarımı yapılan alanlarımızda bu hastalığa az veya çok rastlanır.
Kültürel Mücadele
Sağlıklı bitkilerden elde edilen temiz tohumluk kullanmalı, sık ekimden kaçınmalı, ekim nöbeti uygulamalı, hastalığa dayanıklı ayçiçeği ekilmeli, tarladaki hastalıklı bitkiler yok edilmeli, bitki iki yapraklı iken; tarladaki bitkilerin yarısı hasta ise böyle tarlalar sürülmeli, hasattan sonra bitki artıkları yakılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
Hastalıkla mücadelede tohum ilaçlaması yapılır. İlaçlama kabı olarak plastik leğen, metal bidon, beton havuz veya düz beton zemin kullanılabilir. İlacımız toz ise, 100 kg tohuma 1 litre su ilave edilerek, tohum iyice nemlendirilir, sonra toz ilaç ilave edilerek karıştırılır. Eğer ilacımız sıvı ise direkt tohuma karıştırılır.
SKLEROTİNYA SOLGUNLUĞU VE ÇÜRÜKLÜĞÜ
Hastalık ayçiçeğinde gövde ve tabla çürüklüğüne neden olur. Hastalık bitkinin gövdenin toprak yüzeyine yakın kısımlarından başlar. Ayçiçeği solar ve ölür. Gövde kırılıp bakılırsa içerisinde siyah, yuvarlak sert yapılar görülür.
MÜCADELESİ
Hastalıkla mücadelede etkili bir ilaç yoktur. Bu nedenle; sık ekimden kaçınmalı, aşırı azotlu gübreleme yapılmamalı, ekim nöbeti yapılmalıdır. Hastalık ortaya çıkan tarlalarda, hasattan sonra ayçiçekleri köklerinden sökülüp yakılmalı, tohumluğun temiz ve saf (karışık değil) olmasına dikkat etmeli, tarlada taban suyunun fazla olduğu yerlerde suyun fazlası drenaj kanalları ile uzaklaştırılmalı, erken ve derin tohum ekiminden kaçınılmalıdır.
KÖKBOĞAZI ÇÜRÜKLÜĞÜ
Hastalıklı bitkiler; çiçeklenmeden sonra kurur, verimsiz topraklarda yetişmiş ayçiçeği görünümü verir. Aynı zamanda tablalar çok küçük olur. Hastalıkla ilaçlı mücadele ekonomik değildir. Bu nedenle; sağlıklı bitkilerden elde edilen temiz tohum kullanılmalı, hastalıklı bitki artıkları yakılmalı, yabancı ot mücadelesine önem verilmeli, aşırı azotlu gübreleme yapılmamalı, gereğinden fazla fosforlu ve potasyumlu gübre kullanılmamalı, sık ekim yapılmamalıdır.
YAPRAK LEKELERİ
Bu hastalıkta ayçiçeği yapraklarında koyu kahverengi lekeler görülür. Bunlar yaprakların erken dökülmesine neden olur. Tabladaki lekeler gömülü durumdadır ve bu da aşırı nemli havalarda tablaların çürümelerine yol açar.
MÜCADELESİ
Hastalıkla ilaçlı mücadele çok masraflıdır. Bu nedenle, sağlıklı bitkilerden elde edilen temiz tohum kullanılmalı, hastalıklı bitki artıkları yakılmalı, yabancı ot mücadelesine önem verilmeli, aşırı azotlu gübreleme yapılmamalı, yeterli veya fazla fosforlu ve potasyumlu gübre kullanmamalı ve sık ekim yapılmamalıdır.