Greenpeace'den bu konuda şu açıklama yapıldı:
En
önemli ticari balıklar da dahil, pek çok deniz canlısı için yaşamsal
önemdeki yumurtlama zamanı Nisan ve Ekim ayları arasındadır. Özelikle bu
dönemde yapılan her tür endüstriyel balıkçılık, stokların hızla
tükenmesine neden olur. Bunun sonucunda da deniz ekosisteminin
dengesinin bozulmasına ve ticari balıkçılığın da geleceğinin tehlikeye
atılmasına yol açar. Ancak, bu dönemler bilimsel verilere ve var olan
stok durumuna göre belirlenmesi gerekirken, Türkiye'de endüstriyel
balıkçılık endüstrisi tarafından her yıl av yasağı süresinin daha da
kısaltılması yolunda baskılar yaşanmaktadır.
Hem stokların iyileşebilmesi, hem de Türkiye'deki balıkçılığın geleceği için yerine getirilmesi gereken şartlar: Av yasağı döneminin doğru belirlenmesi, gerçek anlamda denetlenmesi, aşırı ve yanlış avlanmanın önlenmesi, pazarda yavru balık satışının önüne geçilmesi ve mutlaka geleneksel kıyı balıkçılığının öncelikle teşvik edilmesidir.
Denizlerimizdeki yaşamın ve balıkçılığın devamlılığı için sürdürülebilir balıkçılık politikalarının hayata geçirilmesi kritiktir. Ayrıca üreme ve yumurtlama alanlarının deniz rezervi olarak korumaya alınması stokların iyileşmesi için alınabilecek en acil önlemdir.
Greenpeace, 2009 yılında başlattığı 'denizin tanıkları' projesi ile hızla büyüyen endüstriyel avcılık, kirlilik gibi pek çok tehdit nedeniyle yok olmaya yüz tutan kıyı balıkçılığının sesini duyurmaya çalışıyor. Ayrıca 2007'de başlattığı 'yavru balık' projesi ile de erişkin boya gelmemiş balıkların avlanması ve satılmasının acilen durdurulması için de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunuyor.
Greenpeace, dünya denizlerindeki tahribatın iyileştirilebilmesi ve orkinos gibi türlerin aşırı avlanmasına uzun vadeli çözüm önerisi olarak, tüm tahrip edici faaliyetlere kapatılmış ve tam koruma altında bir deniz rezervleri ağının oluşturulması için kampanya yürütmektedir.















